logo yeni

TÜRK TABİPLER BİRLİĞİNİN DİSİPLİN NEDENİYLE DOKTORA CEZA VERMESİ

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

Danıştay 8. Dairesi Başkanlığının 14.10.2005 tarihli ve E:2004/6040, K:2005/4087 sayılı Kararı.

DOKTOR OLAN DAVACIYA DİSİPLİNE KONU EYLEMİNİN NİTELİĞİNE GÖRE TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİNCE CEZA VERİLEBİLECEĞİ HK.

Temyiz İsteminde Bulunan : Türk Tabipleri Birliği
Vekili : Av.

Karşı Taraf : ?
Vekili : Av.

İstemin Özeti : ? Eğitim Hastanesi Başhekim yardımcısı olan davacının, 2 ay meslekten men cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir Tabip Odası Onur Kurulu Kararını onayan Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulunun 29-30 Mart 2003 gün ve 2003/2 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, doktor olan davacıya, kamu görevi ifasında mevzuata aykırı davranışından ötürü soruşturma açmaya ve disiplin cezası vermeye disiplin amirlerinin yetkili olduğu, davacının görev yaptığı kurum tarafından inceleme ve soruşturma yapılarak sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekirken, görevinin niteliği değerlendirilmeden oda mevzuatınca disiplin cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden Ankara 8.İdare Mahkemesinin 13.4.2004 gün ve E:2003/804, K:2004/545 sayılı kararının; 6023 sayılı Yasadan doğan yetkinin kullanıldığı öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi Melek ŞENDİL YAN'ın Düşüncesi : İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Ekrem ATICI'nın Düşüncesi : ? Hastanesi Başhekim Yardımcısı olan davacıya iki ay meslekten men cezası verilmesine ilişkin İzmir Tabip Odası Onur Kurulu kararını onayan Türk Tabipler Birliği Yüksek Onur Kurulu'nun 29-30 Mart 2003 tarih ve 2003/2 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davacının görev yaptığı kurumunca inceleme ve soruşturma yapılarak sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekirken davacının görev niteliği değerlendirilmeden oda mevzuatınca disiplin cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemi iptal eden İdare mahkemesi kararını davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.
Disiplin hukuku bakımından meslek mensubu olup, kamu görevlisi statüsünde olanlarla, mesleğini serbest olarak icra edenler arasında kesin bir yetki alanı ayrımı yoktur. Başka bir deyişle, meslek mensubu olup, kamu görevlisi olanların bağlı olduğu kamu tüzel kişiliğine karşı, mesleğini serbest icra edenlerin ise meslek kuruluşuna karşı disiplin hukuku açısından sorumlu olduğu şeklinde kesin bir sonuca ulaşılması mümkün değildir. Disiplin hukuku bakımından önemli olan, disiplin cezasına konu eylemin ağırlıklı olarak hangi görevden kaynaklandığının tesbitidir. Bu açıdan eylemin hangi görevden kaynaklandığının öncelikle tesbiti gerekir.
Uyuşmazlıkta davacıya özel muayenehanesine gelen hastanın teşhis ve tedavisi sürecinde kusurlu olduğu isnadıyla 2 ay süre ile meslekten men cezası verilmiş olup,sözü edilen olayın davacının kamu görevinden çok serbest meslek faaliyeti ile ilgili olduğu açıktır.
Bu durumda 6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu hükümleri uygulanarak işlem tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından aksi yöndeki idare mahkemesi kararında mevzuata uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyize konu idare mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü :
Uyuşmazlık, ? Eğitim Hastanesi Başhekim yardımcısı olan davacının, 2 ay meslekten men cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir Tabip Odası Onur Kurulu Kararını onayan Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Anayasanın 135.maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kurulacağı, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyetinin aranmayacağı kurala bağlanmıştır.
6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Yasasının 7.maddesinde, Anayasada yer alan kurala paralel bir düzenlemeye yer verilerek, sadece sanatını serbest olarak icra eden tabiplerin o il veya bölge tabip odasına üye olmakla yükümlü olduğu belirlenmiş, 49.maddesinde; memur olsun, serbest olsun Yüksek Haysiyet Divanı kararı ile geçici olarak sanat icrasından men edilen azaların hiç bir suretle hasta kabul edemeyecekleri, maddenin son cümlesinde de, sanat icrasından men müddetince memur azaların memuriyetleri ile ilgili vazifelerine halel gelmeyeceği kurallarına yer verilmiştir.
Bu Anayasal ve Yasal düzenlemelerin bir arada değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere; aslolan kural, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun faaliyet alanı ile ilgili bir mesleği icra edenlerin bu kuruluşa üye olmak zorunda bulunmalarıdır. Bu kuralın istisnası kamu görevlileri açısından tanınmıştır.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının; meslek mensuplarının ve bu mesleki faaliyetten yararlananların karşılıklı hak ve menfaatlerini koruyarak belli bir meslek disiplini sağlama amacına yönelik olarak örgütlendiği dikkate alındığında, meslek mensubu kimliğiyle disipline aykırı harekette bulunanların meslek kuruluşunun denetimine tabi olması da kaçınılmazdır.Kamu görevlileri açısından getirilen istisnai kural ise, idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde, kamu görevlisinin mesleğe giriş, görevlendirilmesi, yükselmesi ve denetimi konularında belli bir makamın ya da idari merciin yetkili olması zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, meslek mensubu kimliğinin yanı sıra kamu görevlisi olanların yürüttükleri kamu hizmeti ve görevi ile ilgili olan iş ve eylemlerinden dolayı bağlı bulundukları kamu tüzel kişiliğine karşı sorumlu olmaları esastır.
Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, meslek mensubu olup, kamu görevlisi statüsünde olanların disiplin hukuku açısından denetimi, disiplin cezasına konu eylemin niteliği ve sınırlarının belirlenmesini gerekli kılmaktadır. Eylemin hangi görevden kaynaklandığının tesbiti disiplin cezası verme konusundaki yetkinin de belirlenmesini sağlayacaktır.
Uyuşmazlıkta, davacının disiplin cezasına konu eylemi özel muayenehanesine gelen hastanın teşhis ve tedavisinde kusurlu bulunup bulunmadığının irdelenmesine dayandığı ve bu konuda ceza verme yetkisinin de 6023 sayılı Yasadan kaynaklandığı açıktır.
Bu durumda, davanın esasının incelenmesi gerekirken yetki yönünden verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 8.İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine,14.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.