logo yeni

DİSİPLİN CEZASI VE CEZAYA İSTİNADEN YAPILAN NAKLEN ATAMADAKİ AMAÇLARIN AYNI SAYILAMAYACAĞI

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

Özeti : Davacının, kendisine verilen disiplin cezası ile ilgili olarak İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından verilen kararlar sonrasında Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı bireysel başvuru üzerine adı geçen Mahkeme'ce verilen kararda, davacıya verilen disiplin cezasına ilişkin olarak yapılan saptamanın; disiplin cezası müessesesi ile naklen atama müessesesinin amaçlarının farklı olduğu gözönünde bulundurulduğunda, davacının naklen atanmasına ilişkin işlemin de hukuka aykırı olduğu sonucunu doğurmayacağı hakkında.

Danıştay 5. Dairesinin 16/10/2014 tarihli ve Esas No : 2014/2560 Karar No : 2014/6788 sayılı Kararı.

Karar Düzeltme İsteminde Bulunan (Davacı) : ...

Vekili    : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : Adalet Bakanlığı

İsteğin Özeti : Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumunda ambar memuru olarak görev yapan davacının, Adana-Karataş Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na naklen atanmasına ilişkin 05.07.2010 günlü, 3845 sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davanın; kamu yararı ve hizmetin gerekleri gözetilerek kurulduğu sonucuna varılan atama işleminde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddi yolunda İstanbul 7. İdare Mahkemesince verilen 15.03.2011 günlü, E:2010/1377;  K:2011/442 sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 05.12.2013 günlü, E:2011/2986, K:2013/9230 sayılı kararının; davacı tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi : Nilüfer Yılmaz

Düşüncesi : İstemin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Davacı, karar düzeltme dilekçesine ek olarak verdiği 23.05.2014 tarihli dilekçede; dava konusu nakil işlemine dayanak alınan 19.07.2010 tarih ve 2010/20 sayılı soruşturma raporuna konu fiilleri nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 17.03.2011 tarihli işleminin iptali istemiyle açtığı davanın Adana 2. İdare Mahkemesinin 23.12.2011 günlü, E:2011/1124, K:2011/2321 sayılı kararıyla reddedildiğini, bu kararın Danıştay Onikinci Dairesinin 13.06.2012 günlü, E:2012/1679, K:2012/4151 sayılı kararıyla onandığını ve karar düzeltme isteminin de aynı Dairece reddedilmesi üzerine, anılan disiplin cezası işlemiyle Anayasadaki temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğinden bahisle Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesinin 03.04.2014 tarih ve Başvuru Numarası: 2013/1614 sayılı kararıyla "davacının Anayasanın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili Mahkemesine gönderilmesine" karar verildiğini, bu nedenle söz konusu disiplin davasıyla sebepleri aynı olan dava konusu nakil işleminde de hukuka uyarlık bulunmadığını ileri sürdüğünden, disiplin cezası ve naklen atama müesseselerinin irdelenmesi gerekli görülmüştür:

Disiplin cezaları, memurların mesleki yaşam ve görevlerinde görülen kusurlu ve hatalı davranışlarına karşı kendilerine uygulanan bir kısım zorunlu yaptırımlardır. Başka bir anlatımla, kamu hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesi ve kamu yararının devamlılığının sağlanması amacıyla kamu görevlileri için görev, yetki ve sorumlulukları bakımından yasal olarak getirilmiş yaptırımlardır. Bu cezalar, kamu personeline, bulundukları kurumun çalışma düzeniyle bağdaşmayan davranışları nedeniyle gelecek için uyarıcı etkilerde bulunmayı ve yanlış bir davranışın tekrar ortaya çıkmasına engel olmayı amaçlayan uygulamalardır.

Naklen atama ise, kamu hizmetinin daha iyi işlemesini ve kurumların bu hizmete ilişkin fonksiyonlarının daha verimli biçimde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla başvurulan idari bir tedbir mahiyetindedir.

Diğer bir deyişle, disiplin cezasının uygulanmasında güdülen amaç, kurumun çalışma düzenine aykırı davranışların önlenmesi ve bu düzenin korunması olduğu halde, nakil işleminde amaç, kamu hizmetinin selameti açısından kamu yararı ve hizmet ölçütü sınırları içinde kamu görevlisinin bulunduğu görev yerinden uzaklaştırılmasını ya da atandığı yerde daha rasyonel, daha verimli ve daha yararlı bir şekilde çalışmasını sağlamaya yöneliktir.

Bu bakımdan, disiplin cezası yargılaması yapılmasını gerektiren yasal koşullar ve esas alınan ilkeler ile görevden alma ve atama işlemlerinde idarece kullanılan takdir yetkisinin yargısal denetimine esas alınan ilkelerin farklı olması nedeniyle, disiplin yönünden yaptırımı gerektirmeyen bir olayın, kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hizmetin korunması veya kamu görevlisinin etkin ve güvenilir biçimde hizmete devamının sağlanması yönüyle değerlendirilmesi mümkün ve zorunludur. Davacının, özel hayatına ilişkin olmakla birlikte, internette yayınlandığı ve yaygın biçimde çevrede duyulduğu, söylentilere neden olduğu anlaşılan bazı olaylar sebebiyle kamu hizmetinin selameti kaygısıyla görev yerinin değiştirilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediğinden, yukarıda sözü edilen Anayasa Mahkemesi kararında, kendisine verilen disiplin cezasına ilişkin olarak yapılan saptamadan bahisle dava konusu naklen atama işleminin de hukuka aykırı bulunduğu yolundaki iddiaya itibar edilememiştir.

Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmelerini gerektiren nedenler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasında gösterilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, anılan daire ve kurulların kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen nedenlerle bağlı oldukları belirtilmiş olup; davacı tarafından, dilekçede ileri sürülen düzeltme nedenleri anılan maddede sayılan nedenlere uymamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının düzeltme isteminin reddine, kararın düzeltilmesi giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.