logo yeni

VERİLEN ZARARIN AYLIKTAN KESİLMESİ

Aktif . Yayınlanma Disiplin, Ceza ve Görevden Uzaklaştırma

SÜMERHALI A.Ş.DE UZMAN OLARAK ÇALIŞAN DAVACININ KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASI VE NEDEN OLUNAN ZARARIN DAVACININ AYLIĞINDAN TAKSİTLER HALİNDE KESİLMESİNE İLİŞKİN İŞLEMLER İLE KURUM PERSONEL YÖNETMELİĞİNİN 113. VE 120.MADDELERİNİN İPTALİ İSTEMİYLE AÇILAN DAVADA ADLİ YARGI KARARI OLMADAN ZARARIN TAZMİN ETTİRİLEMEYECEĞİ SOMUT BİLGİ VE BELGEYLE SAPTANAMAYAN EYLEM NEDENİYLE CEZA VERİLEMEYECEĞİ HK.

Danıştay 8 inci Dairesi Başkanlığının 01.10.1998 tarihli ve E:1996/662, K:1998/2876 sayılı Kararı

... 
Isparta Halı Fabrikasında Ürün Geliştirme Müdürlüğünde Uzman olarak çalışan davacının, şirketin güven ve saygınlığını zedelemesi ve görevinde duyarlık göstermemesi sonucu 14 adet halının kaybolması ile şirketi zarara uğrattığı öne sürülerek kınama cezası ile cezalandırılmasına ve zararın 1/10'u olan ... liranın aylığından taksitler halinde kesilmesine ilişkin işlemler ile Sümer Halı A.Ş. Sözleşmeli Personel Yönetmeliğinin kınama cezasına karşı yargı yolunu kapatan 113.maddesi ile aynı yönetmeliğin disiplin cezasını gerektiren kusurlu haraketleriyle bir zarara yol açan personele disiplin cezası verilmekle birlikte sebep olduğu zararların da tazmin ettirileceğine ilişkin 120.maddesi hükümlerinin iptali ve maaşından yapılan kesintinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Dava, Sümerhalı A.Ş. Halı Fabrikasında Ürün Geliştirme Müdürlüğünde uzman olarak çalışan davacının; şirketin güven ve saygınlığını zedelemesi ve görevinde duyarlılık göstermemesi sonucu 14 adet halının kaybolması ile şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle kınama cezası ile cezalandırılması,ayrıca zararın 1/10'u olan ... liranın aylığından taksitler halinde kesilmesine ilişkin işlemler ile Sümer Holding A.Ş. Sözleşmeli Personel Yönetmeliğinin kınama cezasına karşı yargı yolunu kapatan 113.maddesinin ve aynı Yönetmeliğin zararın aylıktan kesinti yoluyla ödetilmesine olanak veren 120.maddesi hükümlerinin iptali ve maaşından yapılan kesintinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı idarece, 4046 sayılı Yasanın 37.maddesinin a bendi uyarınca kurumlarının 233 ve 399 sayılı KHK kapsamı dışında olduğu iddia edilmekteyse de, Sümer Holding A.Ş. nin özelleştirme programında olup, henüz özelleştirilmediği, sermayesinin tamamının Devlete ait olduğu ve kurumda halen 657 sayılı Devlet Memurları Yasasına tabi personel ile sözleşmeli personel çalıştırıldığından, bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Sümerbank Holding A.Ş. Sözleşmeli Personel Yönetmeliğinin 113. maddesinde yer alan " Verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz, varsa bir üst mercie, bu cezalar Yönetim Kurulunca verilmiş ise, Yönetim Kuruluna yapılabilir. Ancak Yönetim Kurulunca verilen cezaya karşı yapılan itiraz incelenmek üzere Merkez Disiplin Kuruluna havale edilir.
Bu kurulca yapılacak incelemeden sonra Yönetim Kurulu itirazı karara bağlar.
Aylıktan Kesme ve Sözleşmenin Feshi cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir." kuralının, uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunu kapadığı öne sürelerek iptali istenilmektedir.
2709 sayılı Anayasa'nın Temel Haklar ve Ödevler Kısmının Kişinin Hakları ve Ödevleri bölümünde yer alan Hak Arama Hürriyeti Başlıklı 36.maddesinin 1.fıkrasında, "Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir" kuralına yer verilmiş, Anayasa'nın aynı kısmında yer alan Temel Hak ve Hürriyetlerin sınırlanması başlıklı 13.maddesinde de sınırlamanın, temel hak ve hürriyetlerin niteliği ne olursa olsun mutlaka kanun ile yapılması öngörülmüştür.
Anayasanın 129.maddesindeki, uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağı yolundaki kural, uyarma ve kınama cezalarının yargı denetimi dışında bırakılabileceği anlamını taşımakla, yukarıda açıklanan hak arama hürriyetine ilişkin 36.maddeye özel bir sınırlama getirmiştir.
Ancak bu sınırlamanın yalnızca yasama organı tarafından getirilebileceği açıktır. 18.6.1984 gününde yürürlüğe giren 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 5.maddesinin 6. fıkrasında "Bu Kanun Hükmünde kararname'de öngörülen Personel Kanunu yürürlüğe girinceye kadar bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilmeyen hususlarda mevcut hükümlerin uygulanmasına devam edilir." hükmüne yer verilmiştir.
233 sayılı Kanun Hükmünde kararnamede ve daha sonra yürürlüğe giren ve yine Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejimini Düzenleyen 399 sayılı KHK'de de bu konuda bir sınırlama yoktur.
Bu durumda, davacı hakkında uygulanması gereken 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde de uyarma cezasına karşı idari yargı yolunun kapalı olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığından uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yoluna gidilebileceğinin kabulü gerekir.
Ancak, iptali istenilen 113. madeddede uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yoluna gidilemeyeceği yönünde açık bir kısıtlama getirilmediğinden yönetmeliğin bu maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Aynı Yönetmeliğin iptali istenilen 120.maddesinde ise, "disiplin cezasını gerektiren kusurlu hareketleriyle bir zarara yol açan personele disiplin cezası verilmekle birlikte sebep olduğu zararlar da tazmin ettirilir" kuralı yer almaktadır.
399 sayılı KHK. nin Teşebbüs Personelinin Yükümlülük ve Sorumlulukları başlıklı 11. maddesinin a) fıkrasında "Teşebbüs ve bağlı ortaklıklara verilen sermayeyi ve sağlanan diğer kaynakları verimlilik ve karlılık esaslarına göre kullanmak ve değerlendirmek hususunda gereken gayret ve basireti göstermekle sorumlu ve yükümlü olup, görevleri ile ilgili olarak mensup oldukları teşebbüs ve bağlı ortaklığa verdikleri zarardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabidirler" hükmü yer almıştır.
Yönetmeliğin 120.maddesi, zararın tazmin ettirilmesini öngörmekte, ancak yöntemini belirlememektedir. Bir başka ifadeyle, verilen zarar nedeniyle özel hukuk hükümleri uyarınca davalı idarenin, adli yargıya başvurarak ilgililerin sebep olduğu zararın tazmini yolunda karar aldıktan sonra paranın tahsili yoluna gitmesi gerektiği açık olduğundan, Yönetmeliğin sözü edilen maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacının kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemine gelince; dava ve soruşturma dosyasının incelenmesinden, davacının olayda kusurunu gösteren hiç bir kanıt ve belge bulunmadığı gibi davacının desenini çizdiği halının renklendirilmek üzere diğer bir şahsa verildiğinin, bu kişinin ifadesinden anlaşıldığı, öte yandan ... gün ve ... sayılı soruşturma raporunda gerekli önlemlerin alınmaması sonucu kaybolan halılardan hukuken ürün geliştirme müdür yardımcısının sorumlu olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, kusuru somut bilgi ve belgeyle ispatlanamayan davacının, kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem ile zararın davacının maaşından kesinti yapılarak tazmin ettirilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Kaldı ki, Özel hukuk kuralları uyarınca adli yargıda açılacak davanın sonucuna göre bu zararın tazmini mümkündür. Öte yandan, davacının maaşından kesinti yapılmasına ilişkin işlemin hukuki dayanağı bulunmadığı hususunun yukarıda saptanmış olması nedeniyle yapılan kesintinin
de iadesinin gerektiği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, adı geçen yönetmeliğin 113.ve 120.maddelerinin iptali isteminin reddine, davacının kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem ile zararın maaşından kesinti yapılmak suretiyle tazminine ilişkin işlemlerin iptaline, davacının maaşından yapılan kesintinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.