logo yeni

YÖNETMELİK YÜRÜRLÜK TARİHİNİN GEÇMİŞTEN BAŞLATILMASI

Aktif . Yayınlanma Diğer Konular

Özeti : Mali yükümlülük içeren düzenlemelere yer veren Yönetmeliğin yürürlük tarihinin Resmi Gazete’de yayım tarihiden önceki bir tarih olarak belirlenmesinin, geriye yürümezlik ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu hakkında.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16.12.2tarihli ve E:2010/2302, K:2011/1622 sayılı Kararı

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Karşı Taraf (Davacı) : … Enerji Madencilik İnş. San. ve Tic. A.Ş.

Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Danıştay Altıncı Dairesinin 23.12.2009 günlü, E:2007/3460, K:2009/12661 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının, temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Şehnaz Gençay Karabulut'unDüşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının iptale ilişkin kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Ekrem Atıcı'nın Düşüncesi : Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava; 03.04.2007 günlü, 26482 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Çevre Gelirlerinin Takip ve Tahsili ile Tahsilat Karşılığı Öngörülen Ödeneğin Kullanılması Hakkında Yönetmelik"in 5. maddesinin 1/a bendindeki "CIF" ibaresinin, 6. maddesinin 1/a-1. bendinin 1. cümlesindeki "proforma faturadaki CIF bedel" ibaresi ile 2. cümlesindeki "Çevre katkı payına ilişkin tahsilat karşılığı verilen alındı belgesi, ithalatçı firma tarafından Bakanlığa ibraz edilmeden Bakanlıkça ithale konu mal için Kontrol Belgesi verilmez" yolundaki ibarenin tamamının, 6. maddesinin 1/a-2. bendinin tamamının, 20. maddesinin "13.05.2006 tarihinden geçerli olmak üzere" bölümünün iptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Altıncı Dairesince; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 18. maddesinin 1/a bendinde, ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt ve atıkların CIF bedelinin yüzde biri oranında çevre katkı payı tahsil edileceğinin hükme bağlandığı; anılan maddede sayılan gelirlerin tahsili ve Bakanlık bütçesinde öngörülen ödenekten yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esasların düzenlemesi amacıyla çıkartılan dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen 5. maddesinin 1/a bendine göre çevre katkı payının ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt ve atıkların CIF bedelinin yüzde biri oranında alınacak miktardan oluştuğu; Yasanın 18. maddesinin 1/a bendinde de, CIF bedeli üzerinden çevre katkı payı alınacağı düzenlendiğinden, anılan maddeye paralel düzenleme içeren Yönetmeliğin 5/1-a maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; alımı öngörülen çevre katkı payı ve gelirlerin tahsil usul ve esaslarını düzenleyen iptal istemine konu Yönetmeliğin 6. maddesinin 1/a-1 bendinin 1. cümlesinde, ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt, atık veya hurda ithalinde, Kontrol Belgesi ile yakıt, atık veya hurda (uygunluk yazısı verilenler hariç) ithal eden firma tarafından, ihracatçı firmadan alınan proforma faturadaki CIF bedeli üzerinden bu Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen paranın yatırıldığı günün Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanan Yeni Türk Lirası karşılığının ilgili muhasebe birimine bütçe geliri kaydedilmek üzere ödeneceğinin ve alındı belgesinin Bakanlığa ibraz edileceğinin öngörüldüğü; 2872 sayılı Yasa'nın 18.maddesinin 1/a bendinde katkı payının ne zaman tahsil edileceğine ilişkin açık bir kurala yer verilmediği; ithalat rejimine ilişkin düzenlemelerde, ithal edilecek maddelerden alınacak vergi, fon gibi mali yükümlülüklerin ithalat tarihinde doğacağı öngörüdüğünden, olayda da bu kapsamda bulunan çevre katkı payının ithal edilecek malın fiili ithal tarihi esas alınmak suretiyle hesaplanarak tahsil edilmesi gerektiği; dava konusu Yönetmeliğin 6.maddesinin 1/a-1 bendinin 1.cümlesinde yer alan "proforma faturadaki CIF bedeli üzerinden" ibaresinin ise, ithal edilmek istenilen malın ithal edilmesinden önceki aşamada kontrol belgesi başvurusu sırasında fiyat teklifi niteliğindeki fatura bedeli üzerinden çevre katkı payı ödenmesini öngörmesi nedeniyle anılan ibarede hukuka uygunluk bulunmadığı; Yönetmeliğin 6.maddesinin 1/a-1 bendinin 2.cümlesi ile 6.maddesinin 1/a-2 bendi hükümlerinin de yukarıda anılan 6.maddenin 1/a-1 bendinin 1.cümlesindeki ibareyle bağlantılı olması nedeniyle anılan hükümlerde hukuka uyarlık görülmediği; Yönetmeliğin, yürürlük tarihini yayım tarihinden önceki bir tarih olan 13.05.2006 tarihi olarak belirleyen 20.maddesine gelince; iptal istemine konu Yönetmeliğin 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 5491 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle değişik 18. maddesi uyarınca çıkarıldığı ve anılan değişikliğin 13.05.2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandığı; davalı idarece, anılan tarih itibariyle 2872 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin yürürlüğe girdiğinden bahisle bu madde uyarınca çıkarılan Yönetmeliğin yürürlük tarihinin anılan tarihe çekildiği ve Yönetmelikte 18. maddede öngörülmeyen bir yükümlülük getirilmediği savunulmuş ise de, mali yükümlülük getiren dava konusu Yönetmeliğin Resmi Gazete'de yayım tarihi olan 03.04.2007 tarihinden önceki bir tarih olan 13.5.2006 tarihinden itibaren uygulanacağını kabul etmenin geriye yürümezlik ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu; bu itibarla, anılan Yönetmeliğin 13.5.2006 tarihinden itibaren geçerli olacağına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, Yönetmeliğin 5-1/a maddesi yönünden davanın reddine, 6. maddesinin 1/a-1 bendinin 1. ve 2. cümlelerinin, 6. maddesinin 1/a-2 bendinin, 20. maddesinde yer alan "13.5.2006 tarihinden geçerli olmak üzere" ibaresinin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare, anılan kararın iptale ilişkin kısımlarını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, Danıştay Altıncı Dairesinin 23.12.2009 günlü, E:2007/3460, K:2009/12661 sayılı kararının temyize konu kısmının onanmasına, 16.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.  

 

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.