logo yeni

AYNI KONUDA VERİLEN CEZALARA İLİŞKİN DAVALARIN FARKLI MAHKEMELERDE FARKLI SONUÇLANMASI

Aktif . Yayınlanma Diğer Konular

ÖZET: Aynı soruşturma kapsamında ceza alan bir başka kişinin açmış olduğu dava ile davacı tarafından açılan davanın, farklı mahkemelerde görülerek karara bağlanmış olmasının, kanun yararına bozma sebebi olamayacağı.

Danıştay Onikinci Dairesinin 21.5.2013 tarihli ve E:2012/5705, K:2013/4199 sayılı Kararı.

Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan :Danıştay Başsavcılığı

Davacı  : Bülent Ugiş

Vekili : Av. Muhsin Özkale, İnönü Cad. Günep Plaza Kat:1 No:102Seyhan - ADANA

Davalı: Adana Valiliği - ADANA

İstemin Özeti :Adana 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 08.01.2009 gün ve E:2008/849, K:2009/6 sayılı kararın, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.

Danıştay Başsavcısı : Turgut Candan

Düşüncesi : Adana İli, Feke İlçesi, Feke Paşalı Yatılı İlköğretim Okulunda Teknisyen ve Muayene ve Teslim Alma Komisyonu üyesi olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan soruşturma neticesinde "gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek" fiilini işlediği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125' inci maddesinin "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasını gerektiren fiil ve halleri açıklayan "D" fıkrasının "f" bendi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Adana İl Disiplin Kurulu'nun 1.4.2008 tarih ve 2008/9 sayılı kararının iptali istemiyle açtığı davada; davacının üstüne atılı suçu işlemiş olduğundan fiiline uygun disiplin cezasıyla cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden, Adana İkinci İdare Mahkemesinin kesinleşen 8.1.2009 gün ve E:2008/849, K:2009/6 sayılı kararının; davacı ile aynı Muayene ve Teslim Alma Komisyonunda görev yapan diğer üyeler hakkında verilen disiplin cezalarının Adana Birinci İdare Mahkemesince iptal edildiği, sadece davacının cezalandırılması sonucunu yaratacak bu durumun hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine konu incelendi;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kanun Yararına Bozma" başlıklı 51'inci maddesinde: bölge idare mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştay'ca ilk derece mahkemesi olarak verilip, temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına bozulacağı; bu bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan Mahkeme veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı hükme bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Bağlantılı davalar" başlıklı 38 inci maddesinde;

1- Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır.

2- İdare Mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştaya veya birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkemece karar verilir.

3-Bağlantılı davalardan birinin Danıştay'da bulunması halinde dava dosyası Danıştay'a gönderilir.

4- Bağlantılı davalar değişik bölge idare mahkemesinin yargı çevrelerindeki Mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar Danıştay'a gönderilir.

5- Bağlantılı davalar aynı bölge idare mahkemesinin yargı çerçevesindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar o yer bölge idare mahkemesine gönderilir, kuralına yer verilmiş, aynı Kanunun 40'ıncı maddesinde de bağlantının Bölge İdare Mahkemesince incelenme kuralları açıklanmıştır.

Dava dosyası ile Adana Birinci İdare Mahkemesinin E:2008/837 sayılı dosyanın incelenmesinden; Adana İli, Feke İlçesi, Feke Paşalı Yatılı İlköğretim Okulunda görev yapan ve Muayene ve Teslim Alma Komisyon üyeleri olarak 22.11.2006 ile 18.12.2006 tarihli Muayene ve Teslim Alma tutanaklarını düzenleyen Bülent UGIŞ ile Mehmet GÖÇER'in haklarında yapılan soruşturma sonucunda, Adana İl Disiplin Kurulunca bu görevlerini yaparken "gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek" fiilini işledikleri gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125' inci maddesinin "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasını gerektiren fiil ve halleri açıklayan "D" fıkrasının "f" bendi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesi cezası verildiği; bu cezalara karşı, Bülent UGIŞ tarafından Adana ikinci İdare Mahkemesinde, açılan davanın Mahkemenin 8.1.2009 gün ve E:2008/849, K:2009/6 sayılı kararıyla reddedildiği; Mehmet GÖÇER'in Adana birinci İdare Mahkemesine açtığı davanın ise, Mahkemenin 19.3.2009 gün ve E:2008/837, K:2009/405 sayılı kararı ile dava konusu disiplin cezasının iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Olayda, açıklanan disiplin cezalarına ilişkin davaların aynı maddi ve hukuki sebepten doğmuş bulunmasına karşın, yukarıda sözü edilen 38'inci maddede belirtilen yöntem izlenmeksizin davalılardan herbirindefarklı mahkemelerde, birbirine aykırı kararlarla sonuçlandırılması, yürürlükteki usul hükümlerine vehukuka aykırılık oluşturmaktadır.

Açıklanan nedenle, Adana ikinci İdare Mahkemesinin niteliği bakımından, yürürlükteki usul hukukuna aykırı bir sonuç ifade eden 8.1.2009 gün ve E:2008/849, K:2009/6 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Danıştay Tetkik Hakimi: Oğuz Özkarslı

Düşüncesi: 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun "Kanun yararına bozma" başlıklı 51'inci maddesinde, temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin kanun yararına bozulabileceğine işaret edilmiştir. Disiplin hukukunda, aynı soruşturma kapsamında disiplin cezası verilmiş olsa bile, her bir kişinin suça konu olaydaki kusurunun ve sorumluluğunun farklı olması nedeniyle, uyuşmazlıkların çözümünde, herkes için ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kaldı ki,aynı soruşturma kapsamında ceza alan iki kişinin açmış olduğu davaların, biri hakkında verilecek kararın, diğerinin sonucunu etkileyecek nitelikte de olmadığı açıktır.

Dolayısıyla, davacı ile birlikte aynı soruşturma kapsamında ceza alan bir başka kişinin açmış olduğu dava ile davacı tarafından açılan davanın, farklı mahkemelerde görülerek karara bağlanmış olması, kanun yararına bozma sebebi olarak görülmediğinden, kanun yararına temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm verenDanıştayOnikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava; Adana İli, Feke İlçesi, Feke Paşalı Yatılı İlköğretim Okulunda Teknisyen ve Muayene ve Teslim Alma Komisyonu üyesi olarak görev yapan davacının, hakkında yapılansoruşturma neticesinde "gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek" fiilini işlediği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-f maddesi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyesine ilişkin Adana İl Disiplin Kurulunun 01.04.2008 tarih ve 2008/9 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Adana 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 8.1.2009 gün ve E:2008/849, K:2009/6 sayılı kararla; davacının soruşturma sürecinde verdiği, giyim eşyalarından bir kısmı eksik geldiği halde tam gelmiş gibi teslim aldıkları yönündeki ifadesi de dikkate alındığında, üzerine atılı fiili işlediği yapılan soruşturma sonucu sübuta eren davacının, işlemiş olduğu fiille uygun disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Danıştay Başsavcısı, davacı ile birlikte aynı komisyonda görev yapan ve aynı ceza ile cezalandırılan başka bir kişinin de anılan cezaya karşı dava açtığı, disiplin cezalarına ilişkin davaların aynı maddi ve hukuki sebepten doğmuş bulunmasına karşın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 38. maddesinde belirtilen yöntem izlenmeksizin davalardan herbirininfarklı mahkemelerde, birbirine aykırı kararlarla sonuçlandırılmasının, yürürlükteki usul hükümlerine ve hukuka aykırı olduğunu belirterek anılan kararın kanun yararına bozulmasını istemektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Bağlantılı davalar" başlıklı 38. maddesinde; "Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır. İdare Mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştaya veya birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkemece karar verilir." düzenlemesi yer almıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kanun Yararına Bozma" başlıklı 51. maddesinde; bölge idare mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştay'ca ilk derece mahkemesi olarak verilip, temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği, bu temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kanun yararına bozulacağı; bu bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan Mahkeme veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan madde ile, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, tarafların iradeleriyle başvurabilecekleri kanun yolları dışında Danıştay Başsavcılığı tarafından başvurulabilecek "kanun yararına temyiz" olarak nitelenen kanun yolunun kabul ediliş amacı; yürürlükteki hukukun ülke düzeyinde birlik içinde uygulanmasını sağlamaktır. Ancak, idare veya vergi mahkemeleri ile Bölge İdare Mahkemesi kararlarının kanun yararına temyizinin istenebilmesi için, bu kararların niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmesi, diğer bir deyimle nihai hükmün tartışmasının yapılmasını gerektirecek nitelikte bir hukuka aykırılık bulunması gerekmektedir.

Dava dosyası ve eklerinin incelenmesinden; Adana İli, Feke İlçesi, Feke Paşalı Yatılı İlköğretim Okulunda görev yapan ve Muayene ve Teslim Alma Komisyon üyeleri olarak 22.11.2006 ile 18.12.2006 tarihli Muayene ve Teslim Alma tutanaklarını düzenleyen davacı ile aynı komisyonda görev yapan Mehmet Göçer'in haklarında yapılan soruşturma sonucunda, Adana İl Disiplin Kurulunca bu görevlerini yaparken "gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek" fiilini işledikleri gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasını gerektiren fiil ve halleri açıklayan "D" fıkrasının "f" bendi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesi cezası ile cezalandırıldıkları; bu cezalara karşı, davacı tarafından Adana ikinci İdare Mahkemesinde açılan davanın Mahkemenin 8.1.2009 gün ve E:2008/849, K:2009/6 sayılı kararıyla reddedildiği; Mehmet Göçer'in Adana Birinci İdare Mahkemesine açtığı davada ise, Mahkemenin 19.3.2009 gün ve E:2008/837, K:2009/405 sayılı kararı ile dava konusu cezanın iptal edildiği ve bu kararların temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

İki veya daha fazla dava arasında bağlantının varlığından söz edebilmek için bunların aynı maddi veya hukuki sebepten kaynaklanmış olması yanında bu davaların biri hakkında verilecek kararın, diğerinin veya diğerlerinin sonucunu etkileyecek nitelikte bulunması gerekmektedir. Sadece davanın aynı soruşturma kapsamında verilen disiplin cezalarına karşı açılmış olması davalar arasında bağlantı bulunduğu sonucunu doğurmamaktadır. Bunun yanında davaların sonuçlarının birbirini etkilemesi hususu, bağlantılı davaların temelini teşkil etmektedir. Aksi uygulama idare mahkemelerinin kuruluş amacına ve Anayasal bir ilke olan tabii hakim ilkesine de aykırı düşecektir.

Aynı soruşturma kapsamında disiplin cezası verilmiş olsa bile, her bir kişinin suça konu olaydaki kusurunun ve sorumluluğunun farklı olması nedeniyle, uyuşmazlıkların çözümünde, herkes için ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekeceğinden, aynı soruşturma kapsamında ceza alan iki kişinin açmış olduğu davaların, aynı maddi veya hukuki sebepten kaynaklanmış olduğundan söz edilemeyeceği gibi, bu davaların biri hakkında verilecek kararın, diğerinin sonucunu etkileyecek nitelikte de olmadığı açıktır.

Uyuşmazlık konusu olayda; davacı ile birlikte aynı soruşturma kapsamında ceza alan bir başka kişinin açmış olduğu dava ile davacı tarafından açılan davanın, farklı mahkemelerde görülerek karara bağlanmış olması, kanun yararına bozma sebebi olarak görülmemiştir.

Açıklanan nedenle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin reddine; kararın bir örneğinin Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine, 21.5.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.