logo yeni

ZİNA SUÇUNDAN 6 AY MAHKUMİYETİN MEMURLUĞA ETKİSİ

Aktif . Yayınlanma Diğer Konular

TÜRK POZİTİF HUKUKUNDA ZİNA FİİLİNİ HAYSİYET VE ŞEREF KIRICI SUÇ OLARAK KABUL ETME OLANAĞI BULUNMADIĞINDAN ZİNA SUÇUNDAN 6 AY HAPSE MAHKUM OLAN DAVACININ MEMURİYET NİTELİĞİNİ KAYBETTİĞİNİN DÜŞÜNÜLEMEYECEĞİ HK.<

Danıştay 5. Dairesi Başkanlığının 13/10/1992 tarihli ve E:1989/2846, K:1992/2603 sayılı Kararı   

Dava zina suçu nedeniyle 6 ay hapis cezası alan davacının Banka ile
ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesi kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48.
maddesine paralel düzenlemeler getiren T.C.Merkez Bankası Memurları Yö
netmeliğinin 2.maddesinin (E) bendinde Bankaya memur olarak alınacakla
rın, taksirli suçlar hariç olmak üzere ağır hapis veya 6 aydan fazla
hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı iş-
lenen suçlarla zimmet, ihtilas... gibi yüzkızartıcı veya şeref ve hay-
siyet kırıcı suçlardan dolayı hürriyeti bağlayıcı ceza ile hükümlü bu-
lunmamaları gerektiğine işaret edildiği, 88.maddesindede görevleri ile
ilgili olsun olmasın memuriyete engel bir ceza ile hükümlü olanların
Banka ile ilişiğinin kesileceğinin hükme bağlandığı, Danıştay kararla-
rında zina suçunun şeref ve haysiyet kırıcı suçlardan sayılmayacağına
ilişkin görüşler bulunduğu, davacının işlediği suç bankaya memur olma
koşullarını yitirmeye neden olan suçlardan olmadığı gibi verilen ceza-
nın da 6 aydan fazla bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal
edilmiştir.
Davalı idarenin, zina suçunun şeref ve haysiyet kırıcı bir suç olduğu-
nu, Danıştay kararlarında sadece zina suçunun yüzkızartıcı suç olmadı-
ğının belirtildiğini, Bankanın takdir yetkisini yerinde kullandığını
öne sürerek yaptığı temyiz başvurusu Danıştay Beşinci Dairesinin
1989/1040 sayılı kararıyla, kabul edilerek T.C.Merkez Bankası Memurla-
rı Yönetmeliğinin 2.maddesinin (E) bendinde şeref ve haysiyet kırıcı
suçlardan hükümlü bulunmanın memuriyete engel nedenler arasında sayıl-
dığı, ancak yönetmelikte hangi suçların şeref ve haysiyet kırıcı oldu-
ğu yolunda bir düzenlemeye yer verilmeyerek bunun takdirinin idareye
bırakıldığı, zina suçundan yargılanarak 6 ay hapse mahkum olan davacı-
nın bu suçunun bankaca şeref ve haysiyet kırıcı bir suç olarak nitelen
dirilmesinde ve bunun sonucunda adıgeçenin görevine son verilmesinde
anılan yönetmelik hükümlerine aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiy-
le mahkeme kararı bozularak, dava reddedilmiştir.
Davacı, ceza mahkumiyetinin memuriyete engel oluşturmasının bir nevi
"fer'i ceza" niteliğinde olduğunu, bu nedenle bu tür fer'i cezaların
da asli cezalar gibi kanunda yer alması gerektiğini, Ceza Kanununda
yüzkızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı şeklinde bir suç katagorisi
olmamasına rağmen yönetmelikte böyle bir düzenlemeye gidilmesinin ceza
hukuku ilkelerine ters olduğunu, doktrinde de paralel görüşlerin oldu-
ğunu, kendisinin zina suçu işlediği kabul edilen kadınla evlendiğini
ve bu evlilikten çocukları olduğunu, bu nedenle toplum da "ayıp" sayı-
labilecek sözkonusu fiilin artık tamamiyle hukuka uygun hale geldiğini
öne sürmekte ve Dairemiz kararının düzeltilerek Mahkeme kararının onan
masını istemektedir.
Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen nedenler 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 54.maddesi hükmüne uygun bulunduğundan karar
düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizce verilen 1989/1040 sayılı ka-
rar kaldırılarak uyuşmazlığın esasına geçildi:
Uyuşmazlık, davacının zina suçu nedeniyle 6 aylık hapis cezasına mah-
kum olması sonucunda, davalı idarece sözkonusu suçun şeref ve haysiyet
kırıcı olarak nitelendirilmesi ve bu nedenle de Yönetmeliğe göre memur
olma koşulunu yitirdiği gerekçesiyle görevi ile ilişiğinin kesilmesin-
den kaynaklanmıştır.
Davalı T.C.Merkez Bankası Personel Yönetmeliğinin 2.maddesinin (E) ben
dinde.... zimmet, ihtilas... gibi yüzkızartıcı veya şeref ve haysiyeti
kırıcı suçlardan dolayı hapis cezasına mahkum olmak memuriyete engel
suçlar arasında sayılmış, aynı Yönetmeliğin 88.maddesinde ise, memuri-
yete engel bir ceza ile hükümlü olanların Banka ile ilişiğinin kesile-
ceği hükme bağlanmıştır.
Bu durumda uyuşmazlığın çözümü zina fiilinin yönetmelik açısından hay-
siyet ve şeref kırıcı suç olup olmadığının saptanmasına bağlıdır.
Zina fiili Türk Ceza Kanununda kamu düzenine karşı işlenen suçlar ara-
sında yer almadığı gibi savcılarca doğrudan kovuşturmaya konu edilen
suçlar arasında yer almamış, koşullu olarak şikayete bağlı suçlar ara-
sında yer almıştır.
Fiilden itibaren 6 ayın geçmesiyle şikayet hakkı ortadan kalktığı gi-
bi, yalnız eşlere tanınan şikayetten kovuşturmanın her aşamasında veya
mahkumiyetten sonra da vazgeçme halinde fiilin suç niteliğinin ortadan
kalkacağı, mahkumiyetin çektirilmeyeceği Türk Ceza Kanununun 443 ve
444.maddelerinde hükme bağlanmıştır.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 23.5.1966 günlü, 1966/5 sa-
yılı kararında şikayet etme hakkının kişilikle ilgili medeni haklardan
olduğu, zina fiilinin ancak şikayet yapılması ve bunun sürmesi halinde
suç niteliği kazandığı, şikayetin hiç yapılmaması veya şikayetten vaz-
geçme halinde suç niteliğini kazanamayıp ahlaka aykırı bir fiil niteli
ğini taşıyacağı belirtilmiştir.
Ahlaka aykırı bir fiilin yaptırımı Türk Ceza Kanununda yer almadığına,
ancak toplumun bazı kesimlerinde fiilin niteliğine göre "ayıp" yaptırı
mı ile karşılanan bir davranış olarak yer aldığı açık olduğuna göre
Türk Pozitif Hukukunda zina fiilini haysite ve şeref kırıcı suç olarak
kabul etme olanağı yoktur.
Bu durumda, davacının zina suçundan 6 ay hapse mahkum olması nedeniyle
memurluk niteliğini kaybettiği düşünülemiyeceğinden bu nedene dayanıla
rak ilgilinin görevine son verilmesi işleminde hukuka uyarlık görülme-
miştir.
Açıklanan nedenlerle Ankara 2.İdare Mahkemesinin 31.5.1988 günlü,
1988/617 sayılı kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup,
bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin
reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi
suretiyle onanmasına karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.