logo yeni

İPTAL DAVASI AÇILMASINDA GEREKLİ MENFAAT BAĞI

Aktif . Yayınlanma Diğer Konular

İDARE HUKUKUNUN GENEL İLKELERİNE GÖRE İPTAL DAVASI AÇILABİLMESİ İÇİNGERÇEK YADA TÜZEL KİŞİLER İLE DAVA KONUSU EDİLEN İŞLEM ARASINDA MAKULVE CİDDİ BİR İLİŞKİNİN DİĞER BİR DEYİŞLE MENFAAT BAĞININ VARLIĞININ YETERLİ BULUNDUĞU HK.

Danıştay 5. Dairesi Başkanlığının 14/02/1996 tarihli ve E:1994/2507, K:1996/665 sayılı Kararı

Dava konusu yönetmelik 8.2.1994 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak ilan edilmiş olup, 2577 sayılı Yasanın 7/4. maddesi uyarınca ilantarihinden başlayan dava süresi içerisinde 30.3.1994 tarihinde dava açılmıştır. Öte yandan 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü  Kanunu'nun davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 2. maddesinin 1. fıkrasının (a)bendinde iptal davalarının menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceği öngörülmüş, 4001 sayılı Yasayla anılan maddenin 1. fıkrası değiştirilerek (a) bendinde "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için, çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren hususlar hariç olmak üzere, kişisel hakları ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları "hükmüne yer verilmiş, Anayasa Mahkemesinin 21.9.1995günlü, 1995/47 sayılı kararıyla, 6.1.1982 günlü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10.6.1994 günlü, 4001 sayılı Yasanın 1.maddesiyle değiştirilen 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yeralan "... kişisel hakları ihlal edilenler...." ibaresinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiği Anayasa Mahkemesi Başkanlığınca Dairemize gönderilen 26.9.1995 günlü, 924 sayılı yazıdan anlaşılmıştır. Bu durumda İdare Hukukunun genel ilkelerine göre iptal davası açılabilmesi için gerçek ya da tüzel kişiler ile dava konusu edilenişlem arasında makul ve ciddi bir ilişkinin diğer bir deyişle menfaat bağının varlığının yeterli bulunduğu açıktır.

Tütün Eksperleri Derneği Tüzüğünün 3. maddesinde Derneğin Tütün Eksperlerinin ortak mesleki, kültürel, sosyal ve iktisadi hak ve menfaatlerini korumak amacıyla kurulduğu belirtildiğinden ve 4. maddesinde de üyelerinin personel hukukundan doğan hak ve yükümlülüklerini savunmak ve onlara hukuki yardımda bulunmak derneğin amaçları arasında sayıldığından davacı derneğin üyelerinin hukukunu korumak amacıyla dava açabileceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı idarelerin ehliyet ve süre def'ileri yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi; Davacı dernek, 8.2.1994 günlü, 21843 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tekel Personelinin Yer ve Görev Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 7. maddesi ile bu maddeye dayanılarak düzenlenen ve Ek 1'de Yer Alan Yer Değiştirme Suretiyle Yapılacak Atama Bölgelerine ait Cetvelin ve aynı Yönetmeliğin 8., 9., 14., 15. maddeleri ile 16. maddesinin 2 nci ve 17. maddesinin C/1. fıkrası hükümlerinin iptali istemiyle dava açmıştır.

Davacı 657 sayılı Yasanın 72. maddesi ve 399 sayılı KHK ile idarelere sadece personelin yer değiştirme suretiyle atanmalarına ilişkin düzenleme yapma yetkisi verildiğinden, davalı idarelerin görevdenalma, meslekte yükselme ve ilerleme konularını da içeren bu yönetmeliği çıkarma yetkilerinin bulunmadığını; özel uzmanlık ve eğitim gerektiren görevleri nedeniyle tütün eksperlerinin tütün ekimi ve alımı yapılan yerler ile tütün işletmesi olan yerlerde görev yapmaları gerektiği halde, tütün ekiminin yasak olduğu illerin atama bölgeleri içine dahil edilmelerinin hizmet gereklerine uygun düşmediğini; bazı ünvanlı kadrolara yapılacak atamalarda öngörülen sınav koşulunun müfettişlere uygulanmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu; Şube Müdürü, Başmüdür, Fabrika ve İşletme Müdürü kadrolarına atanacaklarda 4 yıllık yüksek okul mezunu olma koşulunun getirilmesinin daha önce 2 yıllık ve 3yıllık Tütün Eksperleri Yüksek Okulu mezunu olan tütün eksperlerinin kazanılmış haklarını ihlal ettiğini ve eşitsizliğe neden olacak biçimde hukuka aykırılıklar içerdiğini öne sürmektedir. Anayasamızın 124. maddesiyle Başbakanlık, Bakanlıklar ve Kamu Tüzel Kişilerine kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiştir.

İdareler bu yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarabilecekleri gibi kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla yönetmeliklerde değişikliklerde yapabilirler. Yönetmeliklerin Anayasa, Yasa, Tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen şekil şartına uyularak çıkarılması dışında; söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasına kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı açıktır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2670 sayılı Yasa ile değişik 72/1. maddesinde; Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atamaların hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye'nin ekonomik, sosyal,kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık göstereniller gruplandırılarak tesbit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılabileceği hükme bağlanmıştır.

TEKEL Personelinin Yer ve Görev Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 7. maddesinde ise; TEKEL'in organizasyon yapısı ve hizmet ihtiyaçları dikkate alınarak; ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren mülkiidare birimlerinin gruplandırılmak suretiyle beş hizmet bölgesine ayrıldığı hükme bağlanmış olup, anılan maddeye dayanılarak hazırlanan veiptali istenen ek 1 sayılı cetvelde de bölgelere dahil iller belirlenmiştir.Herne kadar davalı dernek tarafından sözkonusu hizmet bölgeleritesbit edilirken Tütün Tarımı yapılmayan illere de yer verildiği veTütün Eksperlerinin bu bölgelerde hizmetine ihtiyaç duyulmayacağındananılan düzenlemenin hukuka aykırı olduğu öne sürülmekte ise de; Tütünve Tütün Tekeli Tüzüğünün 30. maddesinde; Tütün Eksperlerinin görev veyetkileri;

a- Tütün muayene ve ekspertizi

b- Tütünlerin değerinin saptanması,

c- Yaprak Tütünlerin Fermantasyon, bakım ve muhafaza tedbirlerinin, uygulamanın denetimi,

d- Yaprak tütünlerinin işleme şartlarının ve şekillerinin tayini, uygulamanın denetimi,

e- Tütün mamülleri harmanlarının tertibi ile tütün mamullerifabrikasyonunun uygulanmasının teknik denetimi,

f- Araştırma kuruluşlarınca yapılan tütünle ilgili deneme sonuçlarının uygulamaya konulması için muayene ekspertiz ve de gutasyonların yapılması ve bu işlemlere ilişkin raporların düzenlenmesi,

g- Tütünle ilgili ıslah, üretim ve teknoloji çalışmaları,

h- Kaliteli tütün üretimi sağlamak amacıyla ekicilerin aydınlatılması,

i- Tütünlerin arıza, hastalık ve zararlılardan korunma ve mücadele tedbirlerinin tayini, uygulamasının denetimi,

olarak belirtildiğinden, tütün eksperlerinin görevinin sadece tütün tarımı ile ilgili olmadığı anlaşılmaktadır.

TEKEL Personelinin bölgelerarası adil ve dengeli dağılımını sağlamak ve böylece hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla görev bölgelerinin tespitine yönelik bulunan Ek 1. sayılıcetvelde belirtilen hizmet bölgelerine yapılacak atamalarda Tütün Eksperlerine Tütün ve Tütün Tekeli Tüzüğü ile verilen görevlerin dikkate alınacağının açık bulunması ve idarenin bu konudaki takdir yetkisinin yargı denetimine tabi olması karşısında davacının bu cetvelin iptali için öne sürdüğü iddialara itibar etmek mümkün değildir.

Davacı Dernek tarafından Yönetmeliğin 7. maddesine dayanılarak hazırlanan ve Ek'1 de yer alan Yer Değiştirme Suretiyle yapılacak atama bölgelerine ait cetvelde belirtilen Hizmet Bölgelerine Atanmadaki ilkeleri belirleyen 8. maddenin; bu bölgelerdeki zorunlu en az çalışma sürelerini belirleyen 9. maddenin; Bölge Hizmetinden sayılacak süreleri belirleyen 10. maddenin; zorunlu hizmet süresi tamamlanmadan yapılabilecek yer değiştirmelere ait kuralları belirleyen 14. maddenin; Bölge Hizmetlerinin Tamamlanması başlıklı 15. maddenin de iptali istenmekte ise de; TEKEL Personelinin Yer ve Görev Değiştirme SuretiyleAtanmalarına İlişkin Yönetmeliğin "hukuki dayanak" başlıklı 4. maddesinde bu yönetmeliğe dayanak gösterilen ve 19.4.1983 günlü, 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikteki hükümlere paralel düzenleme getiren ve yer değişikliğine ilişkin esasları objektif kurallara bağlamayı amaçlayan sözkonusu maddelerde mevzuata aykırılık bulunmadığından bu maddelerin iptali için davacının önesürdüğü iddialar hukuki dayanaktan yoksun bulunmuştur. Ünvan Yükseltilmesi ve Değişikliğine ilişkin esasları düzenleyen 16. maddede "Ek-3'te gösterilen ünvanlı kadrolara atanabilmek için, yıl içinde Hizmetiçi Eğitim Yönetmelikleri uyarınca açılan kursve seminerlere katılmak ve yapılacak sınavlarda başarılı olmak şarttır.

Ancak, sınavla atama yapılacak kadrolara müfettiş olarak çalışanlar arasından yapılacak atamalarla, eşdeğer veya daha alt görevlereatamalarda sınav koşulu aranmaz" hükmüne yer verilmiş, davacı dernektarafından, bazı idari görevlere müfettişlerin sınavsız atanmasının ayrıcalık yaratacağı ve Anayasının eşitlik ilkesine aykırı olacağı önesürülmüştür. Bilindiği gibi Kamu idarelerinde denetim hizmetleri özelliklerinedeniyle diğer idari hizmetlerden ayrı olarak ele alınmış ve bu hizmetler ayrı bir kariyer olarak düzenlenmiştir.

Tütün, Tütün Mamülleri Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Yönetmeliği ileMüfettişlerin Mesleki nitelik ve yetki alanları yönünden hizmet gereklerine ve "liyakat" ilkesine uygun bir sistem oluşturulmuş, müfettiş yardımcılarının gerekli nitelikleri taşıyan adaylar arasından yarışma sınavıyla seçilmesi, adaylık süresi boyunca hizmet içinde yetiştirilmeleri, yeterlilik sınavından sonra yine başarı derecelerine göre müfettişliğe atanmaları öngörülmüş olup, kurumun genel yapısı hakkında geniş bilgi birikimine de sahip oldukları gözönüne alındığında bazıgörevlere atanmalarında müfettişlik mesleğinin kariyer yapısına bağlı olarak müfettişler için sınav koşulu aranmaması da hukuka aykırılık bulunmadığından bu maddenin iptali için öne sürülen iddialar haklı dayanaktan yoksun bulunmuştur.

Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında da belirtildiği gibi eşitlik ilkesi aynı hukuki durumda bulunan kişilere aynı şekilde davranılması ve uygulama yapılması anlamını taşımaktadır. Olayda, Tütün eksperleri ile müfettişlerin atanma şartları görevleri vemeslekte yeştirilme ve yükselme koşulları birlikte değerlendirildiğinde anılan yönetmelik maddesinin eşitlik ilkesine aykırılığından da sözedilemeyeceği açıktır.Yönetmeliğin unvanlı kadrolara atanabilmek için yapılacak sınavlara katılacak personelde aranacak nitelikleri düzenleyen 17. maddesinin (C) bendinin 1. fıkrası; "Şube Müdürü, Başmüdür, Fabrika veİşletme Müdürü kadroları için en az 4 yıllık yüksekokul mezunu olmak"koşulunu içermektedir.Davacı dernek, üyelerinin belirli bir bölümünün halen belirtilen görevlerde olduğunu, Tütün Eksperliği Yüksek Okulunun 2 yıllık birYüksek Okul olmasına rağmen tütüncülüğün geçirdiği evrelere bağlı olarak önce 3, daha sonra 4 yıllık bir yüksekokul haline getirildiği, bunedenle 2 yıllık ve 3 yıllık okul mezunu olup halen eksperlik yapan üyelerinin kazanılmış haklarını ortadan kaldıran anılan hükmün iptalinin gerektiğini öne sürmektedir. 399 sayılı KHK'nin 3771 sayılı Yasa ile değişik 3/b maddesinde,Teşebbük ve bağlı ortaklıkların genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevleri genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul ve daire başkanları, müessese, bölge, fabrika işletme şube müdürleri, müfettiş, müfettiş yardımcıları ile kadro ünvanları ekli 1 sayılı cetvelde gösterilen diğer personel eliyle gördürülür.

Bunlar hakkında bu kanun hükmünde kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu hükümleri uygulanır."hükmüne yer verilmiştir. Sözkonusu Yönetmelik ile Şube Müdürü, Başmüdür, Fabrika ve işletme müdürü olarak atanacaklar için 4 yıllık yüksek öğrenim koşulu öngörülmekte ve bu kadrolara atanacak personelin 399 sayılı KHK kapsamında olduğu anlaşılmakta ise de; anılan KHK'nin atıfta bulunduğu 657sayılı yasa açısından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

657 sayılı DevletMemurları Kanununun "Sınıflandırmada öğrenim unsuru" başlığını taşıyan değişik 41. maddesinde "Genel olarak ortaokulu bitirenler memur olabilirler. Ortaokul mezunlarından istekli bulunmadığı takdirde ilkokulu bitirenlerin de alınması caizdir. Bir sınıfta belli görevlere atanabilmek veya bu görevlerde belli derecelere yükselebilmek için, kuruluş kanunları veya bu kanun veya kuruluş kanunlarına dayanılarak çıkarılacak yönetmelikler ile işin gereğine göre daha yüksek öğrenim dereceleri veya muayyen fakülte, okul veya öğrenim dallarını veya meslek içi veya meslekle ilgili eğitim programlarını bitirmiş olmak veya yabancı dil bilmek gibi şartlar konulabilir" hükmü öngörülmüş ve maddede Devlet memurluğuna alınmada eğitim şartına ilişkin genel düzenlemeye yer verildikten sonra, idarelere bir sınıfta belli görevlere atanacaklar için belli bazı öğrenim kurumlarını bitirmiş olma şartını arama konusunda düzenleme yapma yetkisi tanınmış bulunmaktadır.

Bu yetkiye dayanılarak dava konusu yönetmelik ile bazı görevlere atanmada öğrenim koşulu getirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Öte yandan, 1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Kanununun 32.maddesi uyarınca kurulan Tütün Eksperleri Yüksek Okulunun 2 yıllık eğitim süresini üç yıla yükselten ve 28.10.1978 günlü, 16448 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük ve Tekel Bakanlığı Tütün EksperleriYüksek Okulu Yönetmeliğinin 56. maddesinde, Yönetim Kurulunca saptanacak tamamlama programı esas alınmak suretiyle dışardan bitirme sınavı açılabileceği ve başarılı olanlara 3 yıllık öğrenim diploması verileceği, yine aynı şekilde, bu yönetmeliği yürürlükten kaldıran 13.6.1984günlü, 18430 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Tütün Eksperleri Yüksek Okulu Lisans Öğretim ve SınavYönetmeliği ile anılan okulun öğrenim süresi 4 yıla yükseltilmiş vegeçici 2. maddesi ile de; İstanbul Üniversitesi Senatosunca belirlenen esaslar dahilinde iki yarıyıllık geçici bir öğretim programını başarıyla bitirenlerin dört yıllık Tütün Eksperliği Yüksek Okulunu bitirmiş sayılacakları öngörülmüş bulunmaktadır.

Bu durumda Tütün Eksperleri Yüksek Okulunun programına bağlıolarak eğitim süresinin değiştirilmesi yolunda hazırlanan Yönetmeliklerle ilgililerin program tamamlamasına imkan sağlandığı ve dava konusu Yönetmeliğin 34. maddesi ile de belirtilen görevlere bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce atananların kazanılmış haklarının saklı olduğu hükmüne yer verildiği gözönüne alındığında, Yönetmeliğin 17.maddesinin C/1. fıkrasında yer alan hükümle kazanılmış hakların ihlaledildiği yolundaki davacı dernek iddiasın da itibar etmek mümkün görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun davanın reddine,karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.