logo yeni

AÇILAN DAVANIN REDDEDİLMESİNİN O OLAY İÇİN MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇILMASINA ETKİSİ

Aktif . Yayınlanma Diğer Konular

BİR İDARİ İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİYLE AÇILAN DAVANIN REDDEDİLMİŞ OLMASININ; İLGİLİSİ TARAFINDAN, İDARENİN SERGİLEDİĞİ TUTUM VE DAVRANIŞ NEDENİYLE, O İŞLEME DAYALI OLARAK AÇILABİLECEK MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ REDDİNE HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ SONUCUNU DOĞURMAYACAĞI HK.<

Danıştay 5. Dairesi Başkanlığının 26/09/2007 tarihli ve E:2007/1088, K:2007/4905 sayılı Kararı

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ?
Karşı Taraf : İçişleri Bakanlığı
İsteğin Özeti : Sakarya 2. İdare Mahkemesi'nin 12.12.2006 günlü, E:2006/285, K:2006/110 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Cevabın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : Mehmet Aydın
Düşüncesi : Mahkeme'ce işin esasına girilerek, olayda, davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların var olup olmadığının saptanması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı: Mehmet Akkaya
Düşüncesi: İdare hukuku ilkelerine göre genel olarak manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen,yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerekmekte olup,olayda bu koşulların gerçekleşmemesi,esasen bu saptamanın mahkeme tarafından da yapılmış olması karşısında,davanın bu gerekçeyle reddi gerektiğinden, temyize konu mahkeme kararının sonucu itibariyle onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği düşünüldü:
? Emniyet Müdürlüğü'nde 3. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacı, sağlık sorunlarının varlığından bahisle Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri ve Göz Klinikleri'nde muayenesi sağlanarak, düzenlettirilecek raporun gönderilmesi hususunu içeren 2.10.2006 günlü, 163774 sayılı yazı nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü manevi zarara karşılık 20.000.-YTL manevi tazminatın ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.
Sakarya 2. İdare Mahkemesi'nin 12.12.2006 günlü, E:2006/285, K:2006/110 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası ile, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20, 14/3-d, 15/1-b ve 12. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; idari işlemlerden doğan zararların tazmin edilebilmesi için, sözü edilen idari işlemlerin hukuka aykırılığının yargı mercilerince tespit edilmesi gerektiği; bu itibarla, tazminat istemine dayanak yapılan idari işlemin, kesin, icrai ve güncel olma özelliklerini taşıması, yargı mercilerince denetlenebilecek nitelikte bir işlem olması gerektiği ve ancak bu halde hak ve menfaati ihlal edilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği ve/veya doğrudan doğruya tam yargı davası açılabileceği sonucuna varıldığı; dosyanın incelenmesinden, ? Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 3. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü Sağlık İşleri Daire Başkanlığı'nca birkaç kez hastaneye sevkinin istendiği; en son 2.10.2006 günlü, 163774 sayılı yazıyla bu istemin tekrar edildiği, davacı tarafından, bu durumun hukuka aykırı olduğundan bahisle anılan yazının iptali istemiyle Mahkemeleri'nde açılan davanın ardından, bu işlem nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı; anılan yazının iptali istemiyle açılan davada, Mahkemeleri'nin 19.10.2006 günlü, E:2006/284, K:2006/64 sayılı kararıyla, "...davacının hastaneye sevkine yönelik yazının idarenin iç işleyişine ilişkin olduğu, davacıya yönelik tek başına etkili sonuç doğurucu bir işlem niteliğinde olmadığından, bakılan davanın esasının incelenerek sonuçlandırma imkanı bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği göz önüne alındığında; kesin, icrai ve güncel olma özelliklerine sahip olmayan ve yargı mercilerince denetlenebilecek nitelikte bulunmayan bir işlem nedeniyle uğranılmış bir manevi zarar da söz konusu olamayacağından, böyle bir işleme dayalı tazminat isteminin, 2577 sayılı Yasa'nın 2. maddesi kapsamında bir tazminat istemi olarak nitelendirilemeyeceği ve uyuşmazlığın esasının incelenemeyeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine hükmedilmiştir.
Davacı, 657 sayılı Yasa'nın 105. maddesi kapsamında bir hastalığının olmadığının Emekli Sandığı Sağlık Kurulu'nca belirtildiğini; Abant İzzet Baysal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nden almış olduğu rapora rağmen, kendisinden ikinci bir heyet raporu istendiğini öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/b fıkrasında, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından tam yargı davası açılabileceği hükme bağlanmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine göre manevi tazminata hükmedilebilmesi için,idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş bulunması veya kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi gerekir.
Öte yandan, idari davaya konu edilen uyuşmazlıkların kendine özgü nitelik ve özellikleri göz önünde bulundurulduğunda; uyuşmazlık konusu bir idari işlemin idari yargı yerince iptal edilmiş olması, ilgiliye, iptal edilen bu işlem nedeniyle mutlaka manevi tazminat ödenmesine hükmedilmesini gerektirmeyeceği gibi; bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davanın idari yargı yerince reddedilmiş olması da, ilgilisi tarafından, idarenin sergilediği tutum veya davranış nedeniyle o idari işleme dayalı olarak açılabilecek bir manevi tazminat davasının reddine hükmedilmesi gerektiği sonucunu doğurmaz.
Bakılmakta olan dava yukarıda belirtilen hususlar açısından değerlendirildiğinde, İdare Mahkemesi'nce uyuşmazlığın esasına girilerek, dava konusu olayda davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların var olup olmadığının saptanması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Sakarya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 12.12.2006 günlü, E:2006/285, K:2006/110 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, kullanılmayan 19,90.-YTL yürütmeyi durdurma harcının isteği halinde davacıya verilmesine, 26.9.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(DAN-DER; SAYI: 117)
BŞ/ÖEK

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.