logo yeni

YARGI KARARLARININ UYGULANMSINDA USULDE PARALELLİK GÖZETİLMEMESİ

Aktif . Yayınlanma Diğer Konular

Danıştay 5. Dairesi Başkanlığının 24.6.2011 tarihli ve E:2011/433, K:2011/3618 sayılı Kararı.

Özeti : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/1. maddesinde yer alan hüküm uyarınca, yargı kararlarının idareler tarafından gecikmeksizin uygulanması gerektiği; iptal kararlarının, iptali istenen işlem kurulmadan önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlaması özelliği göz önünde bulundurulduğunda, yargı kararının uygulanması amacıyla usulde paralellik ilkesi gözetilmeden işlem kurulabileceği hakkında.

Kararın Düzeltilmesini İsteyen (Davalılar) : 1- Başbakanlık 2- Gümrük ve Ticaret Bakanlığı (Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı)

Karşı Taraf : …

İsteğin Özeti : Danıştay Beşinci Dairesi'nin 25.10.2010 günlü, E:2008/6755, K:2010/6208 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle düzeltilmesi isteminden ibarettir. Savunmanın Özeti : İstemin reddedilmesi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Sultan Aksoy Kuyumcu

Düşüncesi : Davalı İdarelerin kararın düzeltilmesi yolundaki istemi kabul edilerek Dairemizin 25.10.2010 günlü, E:2008/6755, K:2010/6208 sayılı kararının kaldırılması ve İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : Metin Gürz

Düşüncesi : Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54 üncü maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği düşünüldü: 8.6.2011 tarihli 27958 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 2. maddesi uyarınca Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı hasım konumundan çıkarılıp, dava Gümrük ve Ticaret Bakanlığı husumetiyle incelenerek işin esasına geçildi:

Dava, Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, aynı Müsteşarlık bünyesine müsteşarlık müşaviri olarak atanmasına ilişkin 23.11.2007 günlü işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır. Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 18.9.2008 günlü, E:2008/92, K:2008/1662 sayılı kararla; dava konusu işlemin, davacının Gümrükler Muhafaza Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmasında uygulanan usul ve esaslara uygun olarak müşterek kararla kurulması gerektiği, usulde paralellik ilkesine aykırı olarak bakan onayı ile kurulan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 23.2.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmiştir.

Davalı Başbakanlık ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın (Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı) anılan karara karşı yapmış olduğu temyiz başvurusu Danıştay Beşinci Dairesi'nin 25.10.2010 günlü, E:2008/6755, K:2010/6208 sayılı kararıyla onanmıştır. Davalı Başbakanlık ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı (Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı), … isimli şahsın Gümrükler Muhafaza Genel Müdür Yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda işlemin iptali yolunda verilen yargı kararının süresinde uygulanabilmesi amacıyla davacının Bakan onayı ile görevden alınarak müsteşar oluru ile müsteşarlık müşaviri olarak atandığını ileri sürmekte ve Danıştay Beşinci Dairesi'nce verilen kararın düzeltilmesi suretiyle İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istemektedir. Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin (c) fıkrasına uygun bulunduğundan karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizce verilen 25.10.2010 günlü, E:2008/6755, K:2010/6208 sayılı karar kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi: İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacının 3.8.2005 günlü, 2005/7281 sayılı müşterek kararname ile Gümrükler Muhafaza Genel Müdür Yardımcısı olarak atandığı, … isimli şahsın Gümrükler Muhafaza Genel Müdür Yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin 14.4.2002 günlü, 2002/2749 sayılı müşterek kararnamenin iptali istemiyle açtığı davada Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 28.9.2007 günlü, E:2007/868, K:2007/1286 sayılı kararla anılan işlemin iptaline hükmedildiği, yargı kararının uygulanabilmesi amacıyla davacının Bakan onayı ile görevden alınarak müsteşarlık müşaviri olarak atanması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı ve Mahkemece dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın Danıştay Beşinci Dairesi'nin 25.10.2010 günlü, E:2008/6755, K:2010/6208 sayılı kararıyla onandığı anlaşılmaktadır. İdare hukuku ilkelerinden usulde paralellik ilkesi uyarınca bir idari işlemin uygulamadan kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi, işlem kurulurken uygulanan usul kurallarının izlenmesiyle olanaklıdır.

Ancak yukarıda yer verilen Yasa metni uyarınca yargı kararının idare tarafından gecikmeksizin uygulanması gerekmekte olup, iptal kararlarının iptali istenen işlem kurulmadan önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlaması özelliği göz önünde bulundurulduğunda, yargı kararının uygulanması amacıyla usulde paralellik ilkesi gözetilmeden kurulan işlemlerin bu yönüyle hukuka aykırılığından söz edilemez. Bu nedenle, …'in Gümrükler Muhafaza Genel Müdür Yardımcılığı görevine iadesi sonucunu doğuran Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin 28.9.2007 günlü, E:2007/868, K:2007/1286 sayılı kararının uygulanması amacıyla kurulan dava konusu işlemde usulde paralellik ilkesi bakımından hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, işin esası incelenmeksizin işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı İdarelerin temyiz isteminin kabulüyle, Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 18.9.2008 günlü, E:2008/92, K:2008/1662 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 24.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.