logo yeni

LİSE DİPLOMASI İPTALİNE KARŞI AÇTIĞI DAVAYI KAZANAN KİŞİNİN ESKİ KADROSUNA ATANMASI

Aktif . Yayınlanma Atama

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurunun 26.06.2008 tarihli ve E:2006/1873, K:2008/1691 sayılı Kararı. 

Özeti : Davacının lise diplomasının iptal edilmiş olmasına dayanılarak, teknisyen kadrosu iptal edildiğinden, diploma iptaline karşı açılan dava sonunda işlemin iptal edilmesi üzerine; davacının, yeniden önceki hukuki durumu ve statüsüne geçirilmesi, davalı idarece 4502 sayılı Yasa’nın geçici 4. maddesi uyarınca, kurumun şirket statüsüne geçirildiği tarihten sonraki tarih itibariyle, tüm kadrolu personel için uygulanan prosedürün, davacı için de uygulanması gerektiği hakkında. 

            Karar Düzeltme İsteminde Bulunan (Davacı) : …

            Vekili                            : Av. …

            Karşı Taraf (Davalı)       : Türk Telekomünikasyon A.Ş. Genel Müdürlüğü

            Vekilleri                        : Av. …, Av. …

            İstemin Özeti: Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 22.12.2004 günlü, E:.2004/3242, K:2004/2420 sayılı ısrar kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15.12.2005 günlü, E:2005/300, K:.2005/2805 sayılı kararı ile onanması üzerine davacı. bu  karara  karşı, karar  düzeltme isteminde bulunmaktadır.

            Savunmanın  Özeti : Karar düzeltme  isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

            Danıştay Tetkik Hakimi Gonca Temizhan'ın Düşüncesi : Karar düzeltme isteminin kabulü ile Ankara 7. İdare Mahkemesinin ısrar kararının Danıştay Beşinci Dairesi kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı Saadet Ünal'ın  Düşüncesi : Karar düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine  uymadığından istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca davacının karar düzeltme  istemi kabul edilerek Danıştay  İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 15.12.2005 günlü, E:2005/300, K:2005/2805 sayılı kararı kaldırılarak dosya incelendi, gereği görüşüldü:

            Dava, Ankara İl Telekom Müdürlüğünde görev yapan davacının sözleşmeli teknisyen kadrosuna atanmak için yaptığı başvurunun reddine ilişkin 4.4.2001 günlü, 5499 sayılı işlemin iptali ile lise diplomasının iptal edilmesi üzerine yeniden yapılan intibakı sonucunda kendisinden tahsil edilen 989.000.000.-liranın tahsilatın yapıldığı, 17.2.1999 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte maddi, dava konusu işlem nedeniyle uğranıldığı öne sürülen manevi zarara karşılık 1.500.000.000.-lira manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi ve dava konusu işlemin dayanağı olan 4502 sayılı Yasanın Geçici 4. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.

            Ankara 7. İdare Mahkemesi, 16.7.2002 günlü, E:2001/714, K:2002/934 sayılı kararıyla; hizmetli kadrosunda lise mezunu olarak görev yapmakta iken, … Endüstri Meslek Lisesinden dışarıdan bitirme sınavlarına katılarak meslek lisesi diploması alan davacının, bu diplomaya dayalı olarak 2.5.1997 tarihinde teknisyen yardımcılığına; 13.5.1998 tarihinde teknisyenliğe atandığı; davacı adına düzenlenen meslek lisesi diplomasının Milli Eğitim Bakanlığınca iptal edildiği, bu durumun davalı idareye bildirilmesi üzerine, davalı idarenin 17.2.1999 tarihli işlemi ile davacının teknisyen yardımcısı ve teknisyen kadrolarına yapılan atama onayları iptal edilerek yeniden hizmetli kadrosuna atandığı; ayrıca, teknisyen yardımcılığı ve teknisyen kadrolarında ilgiliye yapılan ödemeler zimmete alınarak, tahsil edilmesi yolunda makamdan olur alındığı; davacı tarafından Milli Eğitim Bakanlığına karşı diplomanın iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2000/1771 esasına kayıtlı olarak açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararına uyularak söz konusu işlemin iptaline hükmedildiği, bu karar uyarınca davacının yeniden teknisyen kadrosuna atanması yolunda yaptığı başvurunun dava konusu işlemle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı; bu durumda, teknisyen kadrosundan alınarak hizmetli kadrosuna atanmasına karşı dava açmayan ilgilinin, meslek lisesi diplomasının iptali istemiyle açtığı davada verilen iptal kararı sonucunun, yalnızca davacının eğitim durumunu etkileyeceği; eski görevine atanması konusunda idareye bir zorunluluk yüklemeyeceği; anılan iptal kararı gereğince yeniden meslek lisesi mezunu konumuna dönen ilgilinin, teknisyen kadrosuna atanma isteminin idarece, kadro durumu ve personel ihtiyacı gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği; 406 sayılı Yasada yapılan değişiklikle Türk Telekom A.Ş.'de münhal olan tüm kadroların iptal edilmesi karşısında, kadrosuzluk nedeniyle davacının teknisyenliğe atanmaması yolunda kurulan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; olayda, davacıya manevi tazminat verilmesini gerektiren koşulların da gerçekleşmediği; davacı adına borç çıkarılan 989.000.000.-liranın 17.2.1999 tarihinde ilgiliden tahsil edilmesine karşın, bu tarihten itibaren 60 günlük süre içinde dava konusu edilmediğinden, davanın bu kısmının süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle davanın istirdata ilişkin kısmının süre yönünden, diğer kısımlarının ise esastan reddine karar vermiştir.

            Bu kararın temyizen incelenmesi sonucunda; Danıştay Beşinci Dairesinin 18.6.2004 günlü, E:2002/5590, K:2004/2945 sayılı kararıyla; kararın manevi tazminata ilişkin bölümünün onanmasına, dava konusu işlem ile maddi tazminata ilişkin bölümünün ise; davacının teknisyen kadrosundan hizmetli kadrosuna atanmasının dayanağını oluşturan diploma iptaline ilişkin işlemin Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararı üzerine Ankara 9. İdare Mahkemesince iptal edildiğinin tartışmasız olduğu, iptal kararlarının, dava konusu işlemi ilk tesis edildikleri tarihten itibaren, hiç tesis edilmemiş gibi hukuk dünyasından bütün sonuçları ile çıkartan kararlar olduğu, olayda, davacının "lise diplomasının iptali" üzerine, davalı idarece tesis edilen tüm işlemlerin de; "diplomanın iptaline ilişkin işlemin" yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine, hiç tesis edilmemiş gibi hukuk dünyasından çıkartılarak, davacının diplomasının iptalinden önceki hukuki durumu ve statüsüne getirilmesinin gerektiği, bu nedenle, tesis edilen bir dizi işlemin tamamının hiç tesis edilmemiş gibi geri alınması sonucunda da, davacının diploması iptal edilmemiş olsaydı geçen süre içinde akçalı hakları ne durumda olacak idiyse, bu durumun da sağlanması ve diplomanın iptali nedeniyle tesis edilen istirdat işleminin de, yine hiç tesis edilmemiş gibi hukuk dünyasından çıkartılarak, istirdata konu miktarın da davacıya iade edilmesinin gerektiği, olayda, iki ayrı idarenin bulunması ve davalı idarenin statüsünün değişmiş olmasının iptal kararı uyarınca işlem yapılma gerekliliğini ortadan kaldırmayacağı gibi, davalı idarece, davacının diplomasının iptalinden ve teknisyen kadrosundan alınmasından önceki statüsünün tanınmasının esas olup, kurumun şirket statüsüne geçirildiği tarihten sonraki tarih itibariyle, tüm kadrolu personel için uygulanan prosedüre davacının da tabi olacağının açık olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş ise de, İdare Mahkemesi kararın bozma kısmına uymayarak ilk kararında ısrar etmiş ve davanın dava konusu işleme yönelik kısmının reddine, maddi tazminata yönelik kısmının ise süre yönünden reddine karar vermiştir.

            Davacı, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 22.12.2004 günlü, E:2004/3242, K:2004/2420 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

            Anayasanın 2. maddesinde "Cumhuriyetin nitelikleri" arasında sayılan hukuk devleti ilkesi, vatandaşların hukuki güvenlik içinde bulundukları, devletin eylem ve işlemlerinin hukuk kurallarına bağlı olduğu bir sistemi ifade etmektedir. Anayasa Mahkemesi de, hukuk devletini "İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyucu âdil bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmekle kendisini yükümlü sayan, bütün eylem ve işlemleri yargı denetimine bağlı olan devlet" biçiminde tanımlamıştır. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak yine Anayasanın 138.maddesinin son fıkrasında yer alan; "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmü ile yargı kararlarının idarece yerine getirme zorunluluğu açık olarak vurgulanmıştır.

            2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun " Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında da, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin  esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." kuralı yer almıştır.

            Görüldüğü üzere, Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların gereklerinin karardaki gerekçe de gözönüne alınmak suretiyle  idarece yerine getirilmesi temel bir kuraldır.

            Danıştay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre iptal kararları, dava konusu işlemi hiç tesis edilmemiş kılan ve işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlayan kararlardır.

            4502 sayılı Yasanın Geçici 4. maddesinde; "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Türk Telekom'da 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi  olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta olanlardan isteyenler iş mevzuatına tabi personel statüsüne geçirilir. İş mevzuatına tabi personel  statüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlük haklarıyla istihdamlarına devam olunur" hükmü yer almaktadır.

            Danıştay  Beşinci Dairesinin 18.6.2004 günlü, E:2002/5590, K:2004/2945 sayılı kararında da belirtildiği gibi olayda lise diplomasının iptal edilmiş olmasına  dayanılarak  davacının teknisyen kadrosu iptal edildiğinden, diploma iptaline karşı açılan dava sonucunda işlemin iptal edilmesi üzerine davacının yeniden önceki hukuki durumu ve statüsüne getirilmesi, davalı idarece yukarıda anılan 4502 sayılı Yasanın  geçici 4. maddesi uyarınca  kurumun şirket statüsüne geçirildiği tarihten sonraki tarih itibariyle tüm kadrolu personel için uygulanan prosedürün davacı için de uygulanması gerekmektedir.

            Uyuşmazlığın, 989.000.000 liranın 17.2.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkin kısmına gelince;

            Davacının davalı idarede hizmetli kadrosunda çalışmakta iken dışarıdan bitirme sınavı sonucu aldığı meslek lisesi diplomasına dayanılarak 16.5.1997 tarihinde teknisyen yardımcılığına, 13.5.1998 tarihinde de teknisyen kadrosuna atandığı, davacı adına düzenlenen lise diplomasının Milli Eğitim Bakanlığınca iptal edilmesi üzerine 17.2.1999 tarihli işlemle, davacının teknisyen yardımcısı ve teknisyen kadrolarına yapılan atamalarının iptal edildiği ve lise diplomasına dayanılarak 1.1.1996-15.2.1999 tarihleri arasında ödenen ücretlerin zimmete alınarak tahsil edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

            Davacı, 989.000.000.-liranın tahsil edilmesine ilişkin 17.2.1999 tarihli bu işlemin iptali istemiyle dava açmamış ise de, işlemin dayanağı olan meslek lisesi diplomasının iptal edilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı işleminin iptali istemiyle dava açtığı ve Ankara 9. İdare Mahkemesince 11.1.2001 günlü, E:2000/1771, K:2001/4 sayılı kararı ile Danıştay Sekizinci Dairesinin 4.4.2000 günlü, E:2000/741, K:2000/2547 sayılı bozma kararına uyularak diploma iptaline yönelik işlemin iptaline karar verildiği anlaşıldığından ve davacının bu iptal kararının doğuracağı sonuçlardan yararlanmak istemiyle 2577 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamında idareye başvuruda bulunabileceği açık olduğundan, davacının sözleşmeli teknisyen kadrosuna iadesi ve özlük haklarının geri verilmesi yolundaki başvurusunun reddi üzerine süresi içerisinde açılan davada, davacıdan tahsil edilen miktarın iadesine karar verilmesi yolundaki istemin İdare Mahkemesince süre aşımı nedeniyle reddedilmesinde isabet görülmemiştir.

            Davacı tarafından süresi içinde açıldığı anlaşılan davada, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında geçmişe yönelik parasal hakların da tazminen ödenmesi gerekmektedir.

            Bu durumda, İdare Mahkemesince verilen ve davanın dava konusu işlem ile maddi kayıplara yönelik bölümün reddi yolundaki ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

            Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin  kabulüne, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 22.12.2004 günlü, E:2004/3242, K:2004/2420 sayılı ısrar kararının Danıştay Beşinci Daire kararı doğrultusunda bozulmasına, dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine 26.6.2008 gününde oyçokluğu  ile karar verildi.

KARŞI OY

            Davacının karar düzeltme dilekçesinde öne sürülen hususlar İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 15.12.2005 günlü, E:2005/300, K:2005/2805 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, istemin reddi gerektiği oyuyla karara karşıyız.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.