logo yeni

4/B PERSONELİN 4/6/2011 TARİHİNDEN SONRA MEMURLUĞA GEÇMESİ

Aktif . Yayınlanma 4B-4C Personel

Danıştay 2. Dairesi Başkanlığının 14.06.2012 tarihli ve E:2012/2921, K:2012/3954 sayılı Kararı.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı)    : 1- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı / Ankara

Vekili                                             : Hukuk Müşaviri ….. - Aynı adreste

                                                        2 - Ankara Valiliği

Karşı Taraf                                       : ….

Vekili                                              : Av. ….

İsteğin Özeti                              : Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen  25.01.2012 günlü, E:2011/1674, K:2012/143 sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.

Cevabın Özeti                                  : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi                      : ….

Düşüncesi                                        : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı                                : ….

Düşüncesi                                    : İdare  ve  vergi  mahkemelerince  verilen  kararların  temyizen  incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz  dilekçelerinde  öne  sürülen  hususlar,  söz  konusu  maddede  yazılı  nedenlerden  hiçbirisine uymadığından,  istemlerin  reddi  ile  temyiz  edilen  Mahkeme  kararının  onanmasının  uygun  olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm  veren  Danıştay  İkinci  Dairesi'nce  dosyanın  tekemmül  ettiği  anlaşıldığından  yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği yeniden düşünüldü:

Dava, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde çalışan davacının, 04.06.2011 günlü, 27954 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 632 sayılı KHK hükümleri uyarınca,  657  sayılı  Kanunun  4/A  maddesi  kapsamında,  kadrolu  memur  statüsüne  geçirilmek  için  yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 25.01.2012 günlü, E:2011/1674, K:2012/143 sayılı kararıyla; kişilerin kamu  personeli  statüsüne  alınmalarının  yetkili  makamlarca  tesis  edilen  atama  işlemleri  ile  gerçekleştirildiği, dolayısıyla, atama işlemi aynı zamanda göreve başlama sürecinin ilk adımını teşkil eden bu süreç ilgilinin fiilen göreve başlamasıyla  sona erdiği, başka bir ifadeyle, kamu personelinin göreve başlayabilmesi için öncelikle atama  onayının  yapılması  gerekmekte  olup,  atama  onayının  olmadığı  hallerde  göreve  başlamak  olanaklı bulunmadığı, bu haliyle  çalışmaya başlamanın  atama onayına bağlı olduğu hususu dikkate alındığında, söz konusu KHK'de geçen "çalımakta olan" ifadesinden atama onayının yapıldığı tarihin anlaşılmasının hakkaniyete uygun düşeceği, kaldı ki atama onayının yapıldığı tarihten başlayarak ilgiliye tebligatın yapıldığı tarihe kadar geçen sürenin tamamen idarenin kontrolünde olduğu, evrakını tam ve eksiksiz teslim eden kişinin, bu süreçte meydana gelecek gecikmelerden sorumlu tutulmasının da, hukukun genel prensiplerine aykırı olacağı ve bu tüm açıklamalar karşısında, davacının atama onayının 04.06.2011 tarihinden önce olduğu hususu dikkate alındığında 632 sayılı KHK'nin 1. maddesindeki koşulu sağladığı görüldüğünden, sözleşmeli pozisyonunun kadrolu pozisyona çevrilmesi yolunda yaptığı başvurusunun reddine ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı idareler, dava konusu işlemde hukuka aykırılık  bulunmadığını öne sürerek İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.632 sayılı  Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesi ile 657 sayılı  Devlet  Memurları Kanunu'na eklenen geçici 37. maddenin birinci fıkrasında; kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile bunlar bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar ile yükseköğretim kurumlarının araştırma-geliştirme projelerinde proje süreleriyle sınırlı olarak çalışanlar hariç olmak üzere, 4 üncü maddenin (B) fıkrası ve 10/7/2003 tarihli ve 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik  Yapılması  Hakkında  Kanun  uyarınca  vizelenmiş  veya  ihdas  edilmiş  sözleşmeli  personel pozisyonlarında  bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte çalışmakta olan ve 48 inci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan otuz gün içinde yazılı olarak başvuranların, pozisyonlarının vizeli olduğu teşkilat ve birimde, bulunduğu  pozisyon  unvanıyla  aynı  unvanlı  190  sayılı  Genel  Kadro  ve  Usulü  Hakkında  Kanun  Hükmünde Kararname'ye ekli cetvellerde yer alan memur kadrolarına; bulunduğu pozisyon unvanıyla aynı unvanlı memur kadrosu  olmaması  halinde,  190  sayılı  Kanun  Hükmünde  Kararname'ye  ekli  cetvellerde  yer  alan  kadro unvanlarıyla  sınırlı  olmak  ve  sözleşmeli  personel  pozisyonlarına  ilişkin  vize  cetvellerindeki  nitelikler  dikkate alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı'nca müştereken belirlenen memur kadrolarına, bu  maddenin  yürürlüğe  girdiği  tarihten  itibaren  altmış  gün  içinde  kurumlarınca  atanacakları  hüküm  altına alınmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; ÖSYM Başkanlığı'nca yapılan ve sonuçları 25.05.2011 tarihinde ilan edilen KPSS-2011/7 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme Sonuçları'na göre ataması gerçekleştirilecek olan personel ile sözleşme yapılabilmesi için 30.05.2011 tarihinde Makam Oluru'nun alındığı ve bu çerçevede 632 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 04.06.2011 tarihinden sonra sözleşmesi imzalanan davacı tarafından, 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kadrolu memur olarak atanmak için yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

632  sayılı  Kanun  Hükmünde  Kararnamenin  1.  maddesi  ile  657  sayılı  Kanun'a  eklenen  geçici  37. maddede; kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, ayın  veya  haftanın  bazı günleri ya  da günün belirli saatleri  gibi kısmi zamanlı  çalışanlar  ile yükseköğretim kurumlarının araştırma - geliştirme projelerinde proje süreleriyle sınırlı olarak çalışanlar hariç olmak üzere, 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrası ve 4924 sayılı Kanun uyarınca vizelenmiş veya ihdas edilmiş sözleşmeli personel pozisyonlarında çalışmakta olan personelin memur kadrolarına atanması öngörülmüş ve buna ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.

Bu kapsamda; anılan maddenin birinci fıkrasında, memur kadrosuna atanabilecek personelin kapsamı ile başvuru  ve  atanma  süreleri,  atanma  şartları,  atanabilecekleri  kadro  unvanlarına  ilişkin  hususlar  belirtilerek, ataması  yapılacakların,  maddenin  yürürlüğe  girdiği  tarihte  sözleşmeli  personel  pozisyonlarında  çalışmakta olması şartı aranmıştır.

Bu  durumda;  632  sayılı  Kanun  Hükmünde  Kararname  ile  657  sayılı  Kanun'a  eklenen  geçici  37. maddenin yürürlüğe girdiği 04.06.2011 tarihi itibariyle, davalı idarede anılan pozisyonda istihdamına onay verilmiş olmakla birlikte, henüz çalışmaya başlamadığı açık olan davacının, 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kadroya geçirilmesi talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptaline yönelik Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Her ne kadar davacı tarafından Anayasa'nın eşitlik ilkesinin olayda ihlal edildiği ileri sürülmüşse de; Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesinin amacı, hukuksal durumları aynı olanların kanunlarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanun karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemek olduğu, bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmakla birlikte, bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitliğin öngörüldüğü, kanun önünde  eşitlik,  herkesin  her  yönden  aynı  kurallara  bağlı  tutulacağı  anlamına  gelmeyeceği,  durum  ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabileceği, aynı hukuksaldurumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesinin ihlal edilmiş  sayılamayacağı  açık  olup,  bu  duruma  göre  ise,  632  sayılı  KHK'nın  yürürlük  tarihi  olan  04.06.2011 tarihinde fiilen çalışmakta olan sözleşmeli personel ile aynı KHK'da belirtilen istisnalar haricinde fiilen çalışmayan sözleşmeli personel ve ilk kez yerleştirilmesi yapılıp da henüz sözleşme imzalayarak fiilen çalışmaya başlamamışolan sözleşmeli personelin hukuki durumları aynı olmadığından aksi yöndeki iddiaya itibar edilmemiştir.

Öte  taraftan,  ilk  defa  memurluğa  atananlara  yolluk  verilip  verilmeyeceği  hususunda  Anayasa Mahkemesi'nin önüne götürülen bir uyuşmazlıkta, Anayasa Mahkemesi'nce verilen 20.03.2008 günlü, E:2006/44, K:2008/81 sayılı kararında, " İlk defa devlet memurluğuna atanan kişi, görevine başlayıncaya kadar memur ya da kamu görevlisi  sayılmamakta,  görevine başladığı  tarihten  itibaren  kamu görevlisi  sıfatını  kazanmaktadır.  Bu süreye  ilişkin  olarak  kendisine  aylık  ödenmemekte,  tedavi  yardımı  hizmetleri  ile  memurlara  ve  diğer  kamu görevlilerine  sağlanan  bir  takım  haklardan  yararlandırılmamaktadır...."  denmekle,  atama  ile  göreve  başlama arasındaki ayrımı net çizgileriyle ortaya koyduğu dikkate alındığında, sözleşme imzalamayan bir kimsenin kamu personeli statüsünün başladığından söz etme imkanı bulunmadığı da açıktır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen  25.01.2012  günlü,  E:2011/1674,  K:2012/143 sayılı  kararın,  2577  sayılı  İdari  Yargılama  Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3.fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde Danıştay'a kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.