logo yeni

AVUKATLIK VEKALET ÜCRETİ

Aktif . Yayınlanma Diğer Kurum Görüşleri

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE

(Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı)

İlgi : 15/04/2008 tarihli ve B.30.2.İST.0.70.82.00/651/18248 sayılı yazı.

İlgi yazı ile Üniversiteniz hukuk müşavirlerine, avukatlarına ve diğer personeline avukatlık vekalet ücreti ödemelerinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen sınırlamaya tabi olup olmadığı konusunda tereddüde düşüldüğü belirtilerek Bakanlığımız görüşü istenilmektedir.          

124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Avukatlık ücretlerinden yararlanma” başlıklı 45 inci maddesinde;

“Yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarının hukuk müşavirliği ve avukatlık kadrolarında bulunan ve fiilen bu görevleri yürütenlerle hukuk servisinde çalışan diğer personeli, mahkemeler ve icra dairelerince hükmolunup tahsil olunan avukatlık ücretlerinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 146 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde yararlanırlar.”

denilmektedir.

Diğer taraftan, 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında da; 

“…2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır.”     

hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere, 124 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 45 inci maddesiyle atıfta bulunulan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesinde, ödenebilecek vekalet ücretlerinin yıllık tutarlarına limit getirilerek, dağıtım sonunda artan miktarların bulunması halinde ise bu miktarların Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında dağıtılacağı öngörülmektedir.

Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlık Sözleşmesi” başlığı altındaki 11 inci kısmında yer alan 163 üncü maddesinde avukatlık sözleşmesinin kapsamı düzenlenmiştir.

Anılan Kanunun 164 üncü maddesinde ise;

"Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.

 Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.

 İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz.

Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir. (Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 – 5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.

Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”

hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere, 1136 sayılı Kanunun 164 üncü maddesinde avukatlık ücreti tanımlanmıştır. Gerek söz konusu maddenin yer aldığı kısım başlığının dikkate alınmasından gerekse madde metninin lafzi ve ruhi yorumundan söz konusu hükümlerin sözleşme konusu olan vekalet ücretine ilişkin düzenlemeler olduğu düşünülmektedir. Zira, 164 üncü maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında avukatla iş sahibi arasında ücrete ilişkin olarak sözleşme ile kararlaştırılacak hususlara yer verilmekte, beşinci fıkrasında da, “Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir.” denilmekte, devamında da “bu ücret iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez” denilmek suretiyle yukarıdaki (ihtilaflı) bendin de sözleşme hükmü olduğunu yani sözleşme hukuku içinde bir hüküm olduğunu ifade etmektedir. “Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir.” fıkrasını, söz konusu maddenin bütünlüğünden ve maddenin bulunduğu kısmın bütünlüğünden ayırarak sadece lafzi yorum yapılması, hem 1136 sayılı Kanunun kendi içinde hem de diğer ilgili yasa hükümleri ile (657 sayılı Kanun ve diğer ilgili mevzuat) arasındaki mukayeseli yorumu bertaraf edecektir.

1136 sayılı Kanunun 11 inci kısmında yer alan diğer madde hükümleri de incelendiğinde, bu kısımda avukatla iş sahibi arasındaki ilişkilere (sözleşmeye) ilişkin düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.

Dolayısıyla anılan Kanunun 164 üncü maddesi hükmünün avukatla iş sahibi arasındaki ücret ilişkisini düzenlediği ve sözleşme hukukuna ilişkin olduğu görülmektedir.

657 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen kurumlarda görev yapmakta olan avukatlar, memur statüsünde bu Kanun kapsamında “Avukatlık Hizmetleri Sınıfı”nda kamu hizmeti yapan personel veya anılan Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca istihdam edilen personel olup, takip edilen davalar neticesinde mahkemeler tarafından hükmedilen vekalet ücretini de, 657 sayılı Kanunda ve diğer kanun ve yönetmeliklerde belirlenen usul ve esaslara göre almaktadırlar. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun genel nitelikli bir Kanun olması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan avukatları da kapsadığı tartışmasızdır. Ancak anılan Kanunun 164 üncü maddesi hükmünün iş sahibi ile avukat arasındaki ücret ilişkilerini düzenlediği, dolayısıyla sözleşme hukukuna ilişkin olduğu ve söz konusu düzenlemenin tamamen mesleklerini serbest olarak ifa eden avukatlar için geçerli olduğu düşünülmektedir.

Nitekim, Danıştay 11 inci Dairesinin 10/11/2003 tarihli ve E.N:2002/4665, K.N:2003/4924 sayılı kararında, kurum avukatlarının; müvekkillerinin, tek yanlı olarak yaptırım gücünü uygulama yetkisine sahip bulunan Devlet kurumları olduğu ve görevlerinin Devlet hizmetinin yürütümü sırasında ortaya çıkan problemlerin çözümüyle ilgili olduğu hususu dikkate alındığında, hem temsil ettikleri şahıslar hem de yaptıkları işin serbest avukatlara göre farklılık gösterdiği bu durumda kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin farklı düzenleme yapılmadığı sürece, 1136 sayılı Avukatlık Kanununda yapılan değişikliğin kamu personeli statüsünde bulunan kurum avukatlarına uygulanan vekalet ücretinde sınırlama olmadığından söz edilemeyeceği yönünde karar verilmiştir.

Ayrıca, avukatlık vekalet ücretinin limitsiz olarak tamamının ödenmesi talebiyle Zonguldak İdare Mahkemesinde açılan dava sonucu, anılan Mahkemenin 17/04/2002 tarihli ve Esas No: 2001/1206, Karar No: 2002/505 sayılı Kararında, “Avukatlık Yasası’nda yapılan değişiklikle hiçbir istisna getirilmeksizin yargı mercileri kararıyla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin davada haklı çıkan tarafın avukatına ait olduğu” belirtilerek davacı lehine karar verilmiş, bu kararın idarece yürütmeyi durdurma talepli temyiz edilmesi üzerine Danıştay 11 inci Dairesince verilen 07/08/2002 tarihli ve Esas No:2002/3012 sayılı Karar ile de Zonguldak İdare Mahkemesinin söz konusu kararının yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Ayrıca, vekalet ücretlerinin limitsiz ödenmesi yolundaki taleplerinin reddine ilişkin olarak yapılan idari işlemin iptali istemiyle Ankara 8 inci İdare Mahkemesinde açılan davada ise, anılan Mahkemece verilen 30/06/2003 tarihli ve Esas No: 2002/1724 Karar No: 2003/829 sayılı Kararda, “Dava dosyasının içeriği ve ilgili yasa hükümleri birlikte irdelendiğinde avukatlık yasasının ilgili maddesinde kamu ve özel avukat ayırımı yapmadan genel bir hükümle dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu hükmüne yer verilmişken, 657 sayılı Yasanın değişik 146 ncı maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkrasında kamuda görev yapan avukatlar ve hukuk müşavirleri için bir üst sınır tespit edildiği, kanun gereğince bu üst sınırın üzerinde ödeme yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davalı idarece yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” denilmek suretiyle, kamuda görev yapan avukatlara vekalet ücretinin ödenmesinde, 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinde yer alan sınırlamalara tabi olacakları yönünde karar verilmiştir.

Dolayısıyla, avukatlık vekalet ücretinin kamuda görev yapan avukatlara sınırsız uygulanamayacağı mahkeme kararlarıyla da teyit edilmiştir.

Ayrıca, kamuda istihdam edilen avukatların statü hukukuna tabi olmaları nedeniyle bunlara sadece avukatlık ücreti değil, kadrolarına bağlı olarak ilgili mevzuatta öngörülen aylık, ek gösterge, zam ve tazminat ile diğer mali, sosyal hak ve yardımlar her ay herhangi bir dava ile ilişki kurulmaksızın ödenmektedir. Bu nedenle, kamuda istihdam edilen avukatlara, avukatlık vekalet ücretinin dağıtımında 657 sayılı Kanunda ve diğer Kanunlarda yer alan düzenlemelere uyulması zorunluluğu bulunmaktadır.

Bu itibarla, 1136 sayılı Kanunun 164 üncü maddesinde yer alan hükmün 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamaları kaldırmadığı ve 1136 sayılı Kanunun anılan maddesinin sözleşme hukukuna ilişkin olduğu dikkate alınarak, Üniversiteniz hukuk müşavirleri, avukatları ve diğer personelinin avukatlık vekalet ücreti ödemelerinin, 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen sınırlamaya tabi olarak yapılması gerektiği mütalaa edilmektedir.

Bilgilerini rica ederim.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.