logo yeni

CEZASININ İNFAZI ERTELENEN KİŞİNİN MEMURLUĞA GERİ DÖNMESİ

Aktif . Yayınlanma Diğer Kurum Görüşleri

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği Görüşü 

Sayı        : 85254071-045-02-13-309/                                                        

Konu     : Memuriyetten men kararından sonra göreve iade edilip edilemeyeceği hk.

İNSAN KAYNAKLARI DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

ÖZETİ    : Mahkeme kararında yazılı cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi halinde, hakkında memuriyetten men kararı verilmiş olan ilgilisinin göreve iade edilip edilemeyeceği hk.               

İlgi: 09.05.2013 tarihli ve 9055 sayılı yazınız ve ekleri.      

I- GÖRÜŞ SORULAN KONUNUN ÖZETİ  : İlgi yazınız ile;  H.E.K. … Tapu Müdürlüğü emrinde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görev yaptığı sıradaki eylemleri nedeni ile, … 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin derecattan geçerek kesinleşmiş 11.09.2009 tarihli ve 2008/83, K. 2009/179 sayılı (kesinleşme tarihi 04/12/2012) kararı ile "birden fazla müştekiye memuriyet görevinin gereklerine uygun davranmak amacıyla menfaat sağlamak eylemi sabit olmakla Görevde Yetkiyi Kötüye Kullanmak Suçundan eylemine uyan TCK.nun 257/3. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK.nun 257/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın kastı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,

Sanık bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu değişik zamanlarda birden fazla kişiye karşı işlediğinden 5237 sayılı TCK’.nun 43. maddesi gereğince şahıs sayısı gözetilerek takdiren cezasının 1/4 oranında artırılarak sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS cezası ile cezalandırılmasına.     

Sanığa verilen cezadan 5237 sayılı TCK. nun 62. maddesi uyarınca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,               

Sanık hakkında başkaca artırım ve indirim maddesi uygulanmasına taktiren yer olmadığına,

Hüküm kesinleşmeden önce ve cezanın infazı sırasında gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirdikleri sürelerin 5237 sayılı TCK'nin 63. maddesi gereğince sanığın cezasından indirilmesine,

Sanığın aldığı hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nin 53/1-a-b-c-d-e maddesindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince sanığın koşullu salıverilmesinden itibaren kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve; kayyımlık yetkilerini kullanabileceğine, ayrıca hapis cezasının infazından sonra başlamak üzere 5237 Sayılı TCK'nin 53/5 maddesi gereğince ceza müddetinin yarısı kadar kötüye kullandığı görevle ilgili hak ve yetkilerini kullanmasının yasaklanmasına " karar verildiği belirtilerek, bu gelişmeler üzerine… Tapu Müdürlüğü Bilgisayar İşletmeni adı geçenin Genel Müdürlük Makamının 03.05.2013 tarihli ve Karar No: 12 sayılı Olur'u ile, 657 sayılı DMK' nun 48. maddesinin A-5 Genel şartlar ile 98. maddesinin b fıkrası gereğince Memuriyetten Men edilmesine karar verildiği belirtilmiştir.

H.E.K. infazının 9 ay 15 gün ertelendiğine dair… Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 10.04.2013 tarihli ve İlamat No: 2013/1089, Karar No: 2013/37 sayılı İnfaz Erteleme Kararı ekli 09.05.2013 tarihli dilekçesi ile;  13.01.2014 tarihinde askerliği borçlanması ile birlikte 25 yıl fiili hizmet süresini doldurarak emekliliğe hak kazanmak için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda öngörülen süreyi tamamlayacağını 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/3. fıkrası gereği erteleme kararının dikkate alınarak hakkında verilmiş olan Memuriyetten men kararının iptali ile göreve iade edilmesi isteminde bulunduğu belirtilerek yapılacak işlem hakkında tereddüte düşüldüğü ifade edilmiş konu hakkında Müşavirlik görüşümüzün Başkanlıklarına bildirilmesi istenmiştir.

II- GÖRÜŞ İSTEYEN BİRİMİN İNCELEMESİ VE NETİCESİ   : Konu yukarıda (I.numaralı bölümde) belirtildiği gibi özetlenerek ve ilgili mevzuat hükümlerine de atıf yapılarak yapılacak işlem hususunda tereddüte düşüldüğü ifade edilmiş Müşavirlik görüşümüzün Başkanlıklarına bildirilmesi istenmiştir.

Hukuk Müşavirliğinden görüş istenilmesine ilişkin 2005/1614 sayılı Genelgede belirtilen usule ve esaslara uyulmadan istenilmesine rağmen, konunun sürüncemede kalmaması için keyfiyet hukuki yönden incelenmiştir.               

 III-  İLGİLİ ULUSLARARASI  HUKUK,   ANAYASA,   KANUN,   TÜZÜK, YÖNETMELİK VE DİĞER MEVZUAT HÜKÜMLERİ İLE YARGI KARARLARI          : Bilindiği üzere; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un  Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi  başlıklı 17. maddesi " (Değişik: 24/1/2013-6411/4 md.)

(1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir.               

(2) Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir.               

(3) Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur.               

(4) Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya; çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi veya hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca altı ayı geçmeyen sürelerle hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamaz.               

(5) Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir.               

(6) Bu madde hükümleri;

a) Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,

b) Mükerrerlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler,

c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar,

Hakkında uygulanmaz." hükmündedir.               

Bu madde ile düzenlenen cezanın infazının geçici olarak ertelenmesi müessesesidir. Yani cezanın infazı daimi olarak ertelenmemekte ve ortadan kaldırılmamakta sadece bir süreliğine geri bırakılmaktadır. Erteleme sonunda hükümlü (yine) cezaevine girecek ve cezanın infazını tamamlayacaktır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Görevi kötüye kullanma başlıklı 257.  maddesi              (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya; kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir (Değişik ibare: 6086 - 8.12.2010 / m.1) “menfaat” sağlayan kamu görevlisi, (Değişik ibare: 6086 - 8.12.2010 / m.1) “altı aydan iki yıla kadar” hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya; kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir (Değişik ibare: 6086 - 8.12.2010 / m.1) “menfaat” sağlayan kamu görevlisi, (Değişik ibare: 6086 - 8.12.2010 / m.1) “üç aydan bir yıla kadar” hapis cezası ile cezalandırılır.               

(Madde 257'nin 3.fıkrası, 5.7.2012 tarih ve 28344 sayılı R.G.'de yayımlanan 2.7.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanun'un 105/5-b. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)                

3. fıkranın yürürlükten kaldırılmadan önceki hali " (3) İrtikâp suçunu oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine uygun davranması için veya; bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi, (Değişik ibare: 6086 - 8.12.2010 / m.1) “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile” cezalandırılır. " hükmünde idi.

Zincirleme suç başlıklı 43. maddesi " (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29.06.2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.               

(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.               

(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz." hükmündedir.

Takdiri indirim nedenleri başlıklı 62. maddesi " (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmi beş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. (3)               

(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir." hükmündedir.

Mahsup başlıklı 63. maddesi " (1) Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır. " hükmündedir.

Süreli hapis cezası başlıklı 49. maddesi " (1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.        

(2) Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." hükmündedir.

Hapis cezasının ertelenmesi başlıklı 51. maddesi "  (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;

(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.

(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır."  hükmündedir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Güvenlik Tedbirleri, Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma başlıklı 53. maddesi " (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;               

a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,               

b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan,               

c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,               

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,               

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,

Yoksun bırakılır.               

(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.               

(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.               

(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.               

(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.               

(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar. " hükmündedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Genel ve özel şartlar başlıklı 48. maddesi " (Değişik: 12.06.1982 - 2670/14 md.)               

Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.               

A) Genel Şartlar:

1. Türk Vatandaşı olmak,(1)

2. Bu Kanunun 40. maddesindeki yaş şartlarını taşımak,

3. Bu Kanunun 41. maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,

4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,

5. (Değişik: 23.01.2008-5728/317 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve; bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) (1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak. (1)

6. Askerlik durumu itibariyle;

a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,

b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,

c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,

7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek (…)(2) akıl hastalığı (…)(2) bulunmamak.               

B) Özel Şartlar:

1. Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41. maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak,

2. Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak." hükmündedir.

Memurluğun sona ermesi başlıklı 98. maddesi "Devlet memurlarının

a) Bu kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılması;

b) Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi;

c) Memurluktan çekilmesi;

ç) İstek, yaş haddi, malûllük (…) (1) sebeplerinden biri ile emekliye ayrılması; (1)

d) Ölümü; hallerinde memurluğu sona erer. " hükmündedir.

IV- DEĞERLENDİRME: Görüş sorulan konuda… 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin derecattan geçerek kesinleşmiş 11.09.2009 tarihli ve 2008/83, K. 2009/179 sayılı (kesinleşme tarihi 04.12.2012) kararı ile H.E.K.  "birden fazla müştekiye memuriyet görevinin gereklerine uygun davranmak amacıyla menfaat sağlamak eylemi sabit olmakla Görevde Yetkiyi Kötüye Kullanmak Suçundan eylemine uyan TCK.nun 257/3. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK.nun 257/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın kastı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,               

Sanık bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu değişik zamanlarda birden fazla kişiye karşı işlediğinden 5237 sayılı TCK. nun 43 maddesi gereğince şahıs sayısı gözetilerek takdiren cezasının 1/4 oranında artırılarak sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS cezası ile cezalandırılmasına.               

Sanığa verilen cezadan 5237 sayılı TCK. nun 62. maddesi uyarınca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,

Sanık hakkında başkaca artırım ve indirim maddesi uygulanmasın taktiren yer olmadığına,               

Hüküm kesinleşmeden önce ve cezanın infazı sırasında gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirdikleri sürelerin 5237 sayılı TCK'nin 63. maddesi gereğince sanığın cezasından indirilmesine,               

Sanığın aldığı hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nin 53/1-a-b-c-d-e maddesindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince sanığın koşullu salıverilmesinden itibaren kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve; kayyımlık yetkilerini kullanabileceğine, ayrıca hapis cezasının infazından sonra başlamak üzere 5237 Sayılı TCK'nin 53/5 maddesi gereğince ceza müddetinin yarısı kadar kötüye kullandığı görevle ilgili hak ve yetkilerini kullanmasının yasaklanmasına " karar verilmiştir.

H.E.K. hakkında, … 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş 11.09.2009 tarihli ve 2008/83, K. 2009/179 sayılı kararında TCK'nun 53. maddesinin kararda belirtilen ilgili hükümleri gereğince bazı haklardan yoksunluk kararı verildiğinden bu yoksunluk nedeni ile ve asıl olan Devlet Memuriyeti sırasında 657 sayılı DMK' nun 48. maddesinde yer alan Devlet Memurluğuna alınacaklarda aranan A-Genel Şartlar'ın (Değişik: 5728 - 23.1.2008 / m.317) 5. bendinde yer alan şartı (Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak şartını (olayımızda 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkum olduğundan) kaybettiğinden Devlet Memuriyeti sona ermiştir. Hakkında memuriyetten men kararı verilmiştir.

Hal böyle olunca TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası (hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilenler için tanınan imkânlar) H.E.K. Devlet Memurluğuna dönmesini sağlayamaz.

Çünkü H.E.K. Devlet Memurluğunun sona ermesi tek başına TCK'nun 53. maddesinde yer alan Güvenlik tedbirleri (bazı haklardan yoksunluk) nedeniyle değildir ki bu yoksunluklardan bazılarının uygulanmaması halinde (H.E.K. yararlanmak istediği 5237 sayılı TCK. Madde: 53/3' de hapis cezası ertelenen ve koşullu salıverilene tanınan imkân halinde) Devlet Memurluğuna dönebilmesi söz konusu olabilsin.               

Diğer taraftan 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinde yer alan hapis cezasının ertelenmesi mefhumu ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 17. maddesinde düzenlenmiş olan ve H.E.K. hakkında verilmiş olan hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi mefhumu farklı kavramlardır.

H.E.K. hapis cezası TCK 51. m kapsamında ertelenemez. Çünkü mahkûm edildiği hapis cezası 2 yıl 1 ay'dır. Bu sebeple bu madde kapsamına giremez (Nitekim H.E.K. için TCK 51. madde kapsamında hapis cezasının ertelenmesi söz konusu olmamıştır.) 

H.H.K. dilekçesinde Devlet Memurluğu'na dönebilmesine imkân sağlayacağını düşündüğünü belirterek ifade ettiği TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrasında bahsi geçen erteleme mahkûm olunan hapis cezasının ertelenmesine (TCK. m. 51) ilişkin olup olayımızla ilgisi bulunmamaktadır. Hikmet Erdem KILIÇ hakkında söz konusu olan ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 17. maddesinde düzenlenmiş olan hükümlünün istemiyle hapis cezasının infazının ertelenmesidir.

TCK'nun 53. maddesi uygulaması sonucunda infaz tamamlandığında veya infazdan sonra verilen ek süre bittiğinde, kişinin hak ve yetki yoksunluğu ortadan kalkacaktır.

Ancak, 657 sayılı Kanunun 48. maddesinin A bendinin (Değişik: 5728 - 23.1.2008 / m.317) 5. alt bendinde geçen ''Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile" ifadesi; bu alt bent de süre ( bir yıl veya daha fazla süreli ) yönünden belirlenen hapis cezasına veya tür ( casusluk, zimmet, hırsızlık gibi ) itibariyle sayılan suçlardan dolayı mahkûmiyet halinde, cezanın infaz süresi veya ek süre tamamlanarak hak ve yetki yoksunluğu kalksa bile, mahkûmiyet kararı kalkmadığı için Devlet memurluğuna atama hakkını kazandırmamakta, nitelik kaybı nedeniyle memuriyete son verilmesini gerektirmektedir. Mahkûmiyetin ertelenmiş olması da bu durumu değiştirmemektedir. (Çünkü 5237 sayılı TCK 51. madde hükümlerine göre ertelemede denetim süresince hak ve yetki yoksunluğu askıya alınmamakta (hak ve yetki yoksunluğu sürmekte) ve denetim süresi sonunda da ceza infaz edilmiş olmasına rağmen, mahkûmiyet ortadan kalkmamaktadır.) Sonuç olarak, 657 sayılı Kanunun 48. maddesinin A bendinin  (Değişik: 5728 - 23.1.2008 / m.317) 5. altbendi hükmü, bu hükümde belirlenen süreli hapis cezası veya nevi sayılan suçlardan mahkûmiyet halinde, Devlet memurluğuna atanma ve memuriyeti sürdürme hak ve yetkisini süresiz olarak ortadan kaldırmaktadır. (… 1. Daire 25.03.2009 tarihli ve E. 2009/221, K. 2009/535)

Arz edilen ve re'sen gözetilebilecek sair hukuksal sebeplerle H.E.K. hakkındaki Devlet Memurluğundan men kararının kaldırılarak Devlet Memurluğuna dönmesi (görevine iadesi) mümkün değildir.               

V- SONUÇ           : Ayrıntıları yukarıda ifade edildiği üzere H.E.K. hakkında, … 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş 11.09.2009 tarihli ve 2008/83, K. 2009/179 sayılı  (kesinleşme tarihi 04.12.2012) kararında TCK'nun 53. maddesinin kararda belirtilen ilgili hükümleri gereğince bazı haklardan yoksunluk kararı verildiğinden bu yoksunluk nedeni ile ve asıl olan Devlet Memuriyeti sırasında 657 sayılı DMK' nun 48 inci maddesinde yer alan Devlet Memurluğuna alınacaklarda aranan A-Genel Şartlar'ın (Değişik: 5728 - 23.1.2008 / m.317) 5. bendinde yer alan şartı (Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmamak şartını (olayımızda 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkum olduğundan) kaybettiğinden Devlet Memuriyeti sona ermiştir. Hakkında memuriyetten men kararı verilmiştir.

Hal böyle olunca TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası (hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilenler için tanınan imkânlar) H.E.K. Devlet Memurluğuna dönmesini sağlayamaz.

Çünkü H.E.K. Devlet Memurluğunun sona ermesi tek başına TCK'nun 53. maddesinde yer alan Güvenlik tedbirleri (bazı haklardan yoksunluk) nedeniyle değildir ki bu yoksunluklardan bazılarının uygulanmaması halinde (H.E.K. yararlanmak istediği 5237 sayılı TCK. Madde: 53/3' de hapis cezası ertelenen ve koşullu salıverilene tanınan imkan halinde) Devlet Memurluğuna dönebilmesi söz konusu olabilsin.               

Diğer taraftan 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinde yer alan hapis cezasının ertelenmesi mefhumu ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 17. maddesinde düzenlenmiş olan ve H.E.K. hakkında verilmiş olan hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi mefhumu farklı kavramlardır.

H.E.K. hapis cezası TCK 51. maddesi kapsamında ertelenemez. Çünkü mahkum edildiği hapis cezası 2 yıl 1 aydır. Bu sebeple bu madde kapsamına giremez (Nitekim H.E.K. için TCK 51. madde kapsamında hapis cezasının ertelenmesi söz konusu olmamıştır.) 

H.E..K. dilekçesinde Devlet Memurluğu'na dönebilmesine imkan sağlayacağını düşündüğünü belirterek ifade ettiği TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrasında bahsi geçen erteleme mahkum olunan hapis cezasının ertelenmesine (TCK. m. 51) ilişkin olup olayımızla ilgisi bulunmamaktadır. H.E.K. hakkında söz konusu olan ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 17. maddesinde düzenlenmiş olan hükümlünün istemiyle hapis cezasının infazının ertelenmesidir.

TCK'nun 53. maddesi uygulaması sonucunda infaz tamamlandığında veya infazdan sonra verilen ek süre bittiğinde, kişinin hak ve yetki yoksunluğu ortadan kalkacaktır.

Ancak, 657 sayılı Kanunun 48. maddesinin A bendinin (Değişik: 5728 - 23.1.2008 / m.317) 5. alt bendinde geçen ''Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile" ifadesi; bu alt bent de süre ( bir yıl veya daha fazla süreli ) yönünden belirlenen hapis cezasına veya tür ( casusluk, zimmet, hırsızlık gibi ) itibariyle sayılan suçlardan dolayı mahkûmiyet halinde, cezanın infaz süresi veya ek süre tamamlanarak hak ve yetki yoksunluğu kalksa bile, mahkumiyet kararı kalkmadığı için Devlet memurluğuna atama hakkını kazandırmamakta, nitelik kaybı nedeniyle memuriyete son verilmesini gerektirmektedir. Mahkûmiyetin ertelenmiş olması da bu durumu değiştirmemektedir. (Çünkü 5237 sayılı TCK 51. madde hükümlerine göre ertelemede denetim süresince hak ve yetki yoksunluğu askıya alınmamakta (hak ve yetki yoksunluğu sürmekte) ve denetim süresi sonunda da ceza infaz edilmiş olmasına rağmen, mahkûmiyet ortadan kalkmamaktadır.) Sonuç olarak, 657 sayılı Kanunun 48. maddesinin A bendinin (Değişik: 5728 - 23.1.2008 / m.317) 5. Alt bendi hükmü, bu hükümde belirlenen süreli hapis cezası veya nevi sayılan suçlardan mahkûmiyet halinde, Devlet memurluğuna atanma ve memuriyeti sürdürme hak ve yetkisini süresiz olarak ortadan kaldırmaktadır. (Danıştay 1. Daire 25.03.2009 tarihli ve E. 2009/221, K. 2009/535)               

Arz edilen ve re'sen gözetilebilecek sair hukuksal sebeplerle H.E.K. hakkındaki Devlet Memurluğundan men kararının kaldırılarak Devlet Memurluğuna dönmesi (görevine iadesi) mümkün değildir.

Bilgilerini rica ederim.                    

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.