logo yeni

SÖZLEŞME ÜCRETİNİN DAHA ALT UNVAN GRUPLARINA GÖRE DÜŞÜK BELİRLENMİŞ OLMASI

Aktif . Yayınlanma KİT Personeli

Danıştay 11. Dairesi Başkanlığının 30.11.2010 tarihli ve E: 2008/8464, K: 2010/9580 sayılı Kararı.

Özeti : TCDD'de tren şefi unvanıyla görev yapan davacının sözleşme ücretinin, daha alt unvan gruplarında görev yapan personele nazaran düşük belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

           Temyiz İsteminde Bulunan (Taraflar) :

           1- (Davalı)                   : TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü

           Vekilleri                       : Av. …, Av. …

           2- (Davacı)                   : …

           Vekilleri                       : Av. …, Av. …

           İstemin Özeti              : Gaziantep 2.İdare Mahkemesinin 10.3.2008 gün ve E:2007/465, K:2008/278 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek taraflarca bozulması istenilmektedir.

           Savunmanın Özeti       : Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından ise savunma verilmemiştir.

           Danıştay Tetkik Hakimi : Füsun Erkin

           Düşüncesi                   : Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, tarafların temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

           Danıştay Savcısı           : Handan Yağuş

           Düşüncesi                   : TCDD Gar Müdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde kararnameye tabi ve sözleşmeli olarak çalışan davacının, sözleşme ücretinin yeniden belirlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada, mahkemece verilen iptal-kısmen kabul, kısmen ret kararı taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

           399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 25/c maddesinde, ekli (I) sayılı Cetvelin dışında kalan sözleşmeli personele ödenecek sözleşme ücretinin, temel ücret ile başarı ve kıdem ücretleri toplamından oluşacağı, bu ücretin asgari ücretin altında olamayacağı, sözleşme ücretlerinin tavanının her yıl bütçe kanunları ile belirlendiği, kamu personeli için uygulanan aylık katsayının mali yılın ikinci yarısı için değiştirilmesi veya mali yıl içinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun mali ve sosyal haklara ilişkin hükümlerinde değişiklik yapılması halinde sözleşmeli personel ücretlerinin tavanını değiştirmeye Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu belirtilmiş, "Temel Ücret" başlıklı 26. maddesinde de; temel ücret tutarlarının sözleşmeli personelin unvanı, iş gerekleri, iş yeri ve çalışma şartları dikkate alınmak suretiyle teşebbüs ve bağlı ortaklıklarca tespit edileceği, teşebbüs ve bağlı ortaklıkların sözleşmeli personeline unvanları itibarıyla uygulayacakları azami temel ücret miktarlarına ilişkin tekliflerini 15 Kasım tarihine kadar Devlet Personel Başkanlığına gönderecekleri, bu tespitlerin Devlet Personel Başkanlığınca teşebbüs ve bağlı ortaklıklar arasında ücret dengesi ve uygulama birliği sağlamaya yönelik önerilerle birlikte Yüksek Planlama Kurulunun onayına sunulacağı hükme bağlanmıştır.

           Olayda 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 25. maddesinde (I) sayılı Cetvel dışında kalan sözleşmeli personele uygulanacak sözleşme ücretinin temel ücret, başarı ve kıdem ücreti toplamından oluşacağının belirtilmesi ve 26. maddesinde de temel ücretin personelin unvanı, çalışma şartları, iş yeri çalışma şartları dikkate alınarak belirleneceğinin kabul edilmesi karşısında davalı idarece Yüksek Planlama Kurulu Kararları esas alınarak temel ücret gruplarının görev, yetki ve sorumlulukları yönünden farklı ücret uygulamasına yol açılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

           Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulü ile mahkeme kararının iptal-kabul'e ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

           Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

           Dava, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü Gaziantep Gar Müdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi sözleşmeli personel statüsünde tren şefi unvanı ile görev yapan davacı tarafından, sözleşme temel ücretinin alt unvan grubunda yer alan personelden düşük belirlendiği ileri sürülerek sözleşme temel ücretinin yeniden belirlenmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı ücret farklarının idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

           İdare Mahkemesince, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 26. maddesinde, temel ücret tutarlarının, sözleşmeli personelin unvanı, eğitim düzeyi, iş gerekleri, işyeri ve çalışma şartları dikkate alınmak suretiyle teşebbüs ve bağlı ortaklıklarca tespit edileceğinin kurala bağlandığı, tren şefi pozisyonuna atanabilmek için Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Bağlı Ortaklıkları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nin 5. maddesinde öngörülen özel şartların yanısıra görevde yükselme sınavında başarılı olmak şartının getirildiği, belli sürelerle görev yapan kondüktörlerin bu sınava girip başarılı olduktan sonra tren şefi olabildiği, ayrıca gardfren, tren teşkil memuru, makasçı gibi pozisyonlarda çalışan personelin belirli bir hizmet süresi sonunda kondüktör olarak atanabildiği, trenin seyrüseferinden tren şefinin sorumlu olduğu gözetildiğinde, sözleşme ücreti belirlenirken sadece işyeri ve çalışma şartları değil, görevin önemi, unvanı, sorumluluk payı, görevde yükselme yönetmeliğine göre alt-üst unvan grubundan hangisine dahil olduğu gibi hususlar dikkate alınmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının idareye başvuru tarihinden geriye doğru 13.1.2007 tarihinden itibaren hakettiği ücret farklarının idareye başvuru tarihi olan 14.3.2007 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin ise süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

           Taraflarca, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhlerine olan kısmının bozulması istenilmiştir.

           399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin, olay tarihinde yürürlükte bulunan "temel ücret " başlıklı 26. maddesinde, temel ücret tutarlarının, sözleşmeli personelin unvanı, iş gerekleri, işyeri ve çalışma şartları dikkate alınmak suretiyle, teşebbüs ve bağlı ortaklıklarca tespit edileceği, teşebbüs ve bağlı ortaklıkların, sözleşmeli personeline unvanları itibarıyla uygulayacakları azami temel ücret miktarlarına ilişkin tekliflerini 15 Kasım tarihine kadar Devlet Personel Başkanlığı'na gönderecekleri, bu tekliflerin Devlet Personel Başkanlığı'nca teşebbüs ve bağlı ortaklıklar arasında ücret dengesi ve uygulama birliğini sağlamaya yönelik önerilerle birlikte Yüksek Planlama Kurulunun onayına sunulacağı kurala bağlanmıştır. 21.4.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5620 sayılı Yasanın 4. maddesi ile, temel ücret tutarlarını belirlemede esas alınacak kıstaslar arasına eğitim düzeyi de eklenmiştir.

           Anılan kural uyarınca Yüksek Planlama Kurulu tarafından 2006/T-17 sayılı kararla 2006 yılında kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanacak ücretler tespit edilerek, sözleşmeli personel pozisyonlarına ait temel ücret grupları ve her bir grup için uygulanacak en düşük ve en yüksek temel ücret, kararın (I) sayılı ekinde gösterilmiştir. (I) sayılı ekte, en yüksek ücreti alan grup (1) sayılı grup olmak üzere sırasıyla beş ücret grubu yer almış ve tren şefi pozisyon unvanı 2. grupta yer alırken, tren teşkil memuru, kondüktör, makasçı gibi davacının daha alt unvan grubu olduğunu ileri sürdüğü pozisyon unvanları ise 4. grupta yer almış ve bunlardan yüksek öğrenim görenlere bir üst ücret grubu olan 3. grupta öngörülen temel ücret tutarına ilişkin alt-üst sınırların uygulanacağı belirtilmiştir.

           Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece tren şefleri için, daha alt unvan ve ücret grubunda bulunan tren teşkil memurları için öngörülenden daha düşük ücret belirlendiği anlaşılmıştır.

           Bu durumda, davalı idarece, tren şeflerinin temel ücreti belirlenirken Yüksek Planlama Kurulu Kararında belirtilen pozisyon unvanlarına ilişkin ücret gruplamasına da uyulmamış olup, dava konusu işlem bu yönüyle de ilgili mevzuata aykırı bulunmaktadır.

           Açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının yukarıdaki gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 30.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bizi Sosyal Medyada Bulun

Sosyal medya sayfalarımıza üye olarak haberlerimize ulaşmak için aşağıdaki ikonları kullanabilirsiniz.

İçerik Koruması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri gereğince, Sitemiz içeriğinin izinsiz olarak kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır.